Elem terav ennaAllâhe saḣḣara lekum mâ fî-ssemâvâti vemâ fî-l-ardi ve esbeġa ‘aleykum ni’amehu zâhiraten vebâtinetenk vemine-nnâsi men yucâdilu fiAllâhi biġayri ‘ilmin velâ huden velâ kitâbin munîrin
Meal
Görmez misiniz ki Allah, göklerde ne var yerde ne varsa hepsini hizmetinize vermiş olup, açık ve gizli, maddî-mânevî tüm nimetlerini üzerinize yağmur gibi yağdırmaktadır? Buna rağmen öyle insanlar var ki, ne doğru bir bilgiye, ne yol gösterici bir rehbere, ne de aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın Allah hakkında tartışıp durur.
Kur'an Tefsiri
Allah Teâlâ insanı kendine kulluk için yaratmış, tüm kâinatı da onun emrine ve hizmetine âmâde kılmıştır. Dünyanın niçin döndüğünü, güneşin, ayın ve yıldızların niçin doğup battığını, gece ve gündüzün niçin gelip gittiğini, onca hayvanların ve bitkilerin kime hizmet ettiğini biraz düşünmekle bu gerçeği anlamak mümkündür. Bununla birlikte Cenâb-ı Hak insana hem zâhirî hem bâtınî, hem açık hem gizli, hem görünen hem de görünmeyen sayısız nimetler ihsan etmiştir. Dolayısıyla “zâhirî ve bâtınî nimetler” ifadesi, Allah Teâlâ’nın insanlara verdiği tüm maddî ve mânevî nimetlerini şumûlüne alır. “Allah’ın nimetlerini tek tek saymaya kalksanız, imkânı yok, onları toplu halde bile sayamazsınız” (İbrâhim 14/34) âyeti gereğince bu nimetleri teker teker saymak mümkün olmasa da misal kabilinden onlardan bir kısmını, bazı zâhirî nimetlerin bâtınî karşılığını ifade etmek suretiyle saymak faydalı olacaktır.
Zâhirî nimetler: Bâtınî nimetler:
Nimeti görmek Nimet vereni görmek
Dünyevî nimetler Dînî nimetler
Yaratılışın güzel olması Ahlâkın güzel olması
Günahı olmayan bir nefis Gafleti olmayan bir kalp
Allah’ın maddî nimetler vermesi Allah’ın kulundan râzı olması
Dünya malı, mülkü ve onların artması Mânevî haller ve onların temizliği
Maddî nimetlere erişmek Günahlardan korunmak
Taatleri yerine getirebilmek Bunların kabule şayân olması
Sâlihlerle sohbet etmek, beraber olmak Onlara tâzim ve hürmeti muhafaza
Dünyaya karşı zâhid olmak İki cihanı bırakıp Mevlâ’ya yönelmek
Kalben maddî bağlardan kurtulmak Rûhen vecde erişmek
Mücâhedeyi başarmak Müşâhedeye ermek
Bedenle yapılan taat ve ibâdetler Kalpte tecellî eden incelikler
Halkı bırakıp nefisle meşgul olmak Nefsi bırakıp Rab ile meşgul olmak
Hakkı talep etmek Hakk’ı bulmak
Hakk’a vasıl olmak Hakla bâkî olmak.
(Kuşeyrî, Letâifü’l-işârât, III, 20)
Hak Teâlâ’nın açık ve gizli bunca nimetlerine rağmen, bir kısım insanların kalkıp ne doğru bir bilgiye, ne gerçeği gösteren bir rehbere, ne de yürüyecekleri yolu aydınlatacak ilâhî bir kitâba dayanmaksızın, tamâmen nefsânî ve şeytânî sâiklerle Allah ile mücâdeleye kalkışması ne kadar tuhaftır! Bunun sebebi aklı vahyin istikâmetinde kullanmamak, doğru ya da yanlışlığını sorgulamadan atalardan devralınan inanç ve amelleri körü körüne taklit etmektir. Bu, çok yanlış bir tutumdur. Çünkü, eğer atalar şeytana uyup çılgın cehennem azabına müstahak olmuşlarsa, onları taklit edip cehenneme sürüklenmek akıl kârı bir iş değildir.
O halde:Muhtasar Tefsir
-Ey İnsanlar!- Yüce Allah`ın göklerdeki; Güneş, Ay ve yıldızları, aynı zamanda yeryüzünde hayvan, ağaç ve bitkileri hizmetinize sunduğuna şahit olup görmez misiniz? Güzel şekil ve iyi görünümlü açıkça görülen nimetlerini, akıl ve ilim gibi soyut olan nimetlerini sizin üzerinize tamamlamıştır. Bu nimetleri bahşetmiş olmasına rağmen insanlardan bazıları Allah`ın vahyine dayanmadan, ilimsizce ya da kendisine ışık tutacak akıl yahut Allah katından indirilen açık bir kitap olmadan Allah`ın tevhidi hakkında tartışırlar.