Velenużîkannehum mine-l’ażâbi-l-ednâ dûne-l’ażâbi-l-ekberi le’allehum yerci’ûne
Meal
Belki gittikleri yanlış yoldan dönerler diye biz, onlara bu büyük azaptan önce dünyada da açlık, kıtlık, esâret gibi daha hafif azaplardan mutlaka tattıracağız.
Kur'an Tefsiri
“Büyük azap”, âhiret azâbı, yâni cehennemdir. “Yakın azap” ise dünyadaki sıkıntı ve zorluklardır. Nihâyetsiz merhamet sahibi olan Rabbimiz, kâfirlerin ve fâsıkların da doğru yolu bulmalarını istemekte ve bu sebeple dünya hayatında onlar için büyük fırsat kapıları aralamaktadır. İşte onların başlarına gelen musîbetler, belâlar, savaşlar, açlık ve kıtlıklar Allah’a dönmek için o fırsatlardan biridir. Çünkü zorluk ve darlık zamanlarında insanın maddeye bağlılığı azalır, kalbini saran tortular dağılır, perdeler aralanır ve oradan hidâyet ışıkları sızmaya başlar. Fakat bütün bu kavlî ve kevnî âyetlere, bunca ilâhî ikaz ve işaretlere aldırış etmeden saplandığı inkâr çukurunda bocalayıp batmaya devam edenler en zâlim kimselerdir. Bunlara da müstahak oldukları ceza verilecektir.
Nitekim daha önce Hz. Mûsâ’ya verilen Tevrat’ta da hep aynı gerçekler beyan edilmişti:Muhtasar Tefsir
Rablerine itaatsizlik eden bu yalancılar eğer tövbe etmezlerse; ahirette kendileri için hazırlanmış büyük azaptan önce dünyada, onlara sıkıntı ve belalar veririz. Umulur ki Rablerine itaat etmeye dönerler.