Yâ eyyuhâ-nnâsu-żkurû ni’metaAllâhi ‘aleykumc hel min ḣâlikin ġayruAllâhi yerzukukum mine-ssemâ-i vel-ardic lâ ilâhe illâ huves feennâ tu/fekûne
Meal
Ey insanlar! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın ve onlar üzerinde düşünün. Allah’ın dışında, sizi gökten ve yerden rızıklandıracak başka bir yaratıcı var mıdır? O’ndan başka ilâh yoktur. Öyleyse nasıl oluyor da Allah’tan yüz çevirip yanlış yollara düşüyorsunuz?
Kur'an Tefsiri
Yüce Rabbimiz, burada bütün insanlara hitap buyurur. Üzerlerindeki Allah’ın nimetini hatırlamalarını, ellerinde nimet olarak ne varsa hepsinin Allah’tan olduğunu bilmelerini ister. İnsanı düşünceye sevk edip gerçeği anlaması için kendisinden başka rızık verici bir yaratıcı olup olmadığını sorar. Cevabı tekrar O verir: “Allah’tan başka ilâh yoktur ve O’ndan başka kimse rızık veremez. Bunu bildiğiniz halde, niçin yalana kanıyor ve imandan küfre çevriliyorsunuz? Yaratan ve rızık veren sadece Allah olduğuna göre, ibâdet ve itaate layık olan da sadece O’dur.” Bu gerçek, güneş gibi açık ve net olmakla birlikte, insanların çoğu bunu kabul etmemekte; peygamberlerin davetinden yüz çevirmektedirler. Diğer peygamberlerde de aynı durum tekerrür ettiği için, fazla üzüntüye gerek kalmadan, tebliğ ve irşada ciddiyetle devam etmek gerekir.
Şunu bilin ki:Muhtasar Tefsir
Ey insanlar! Kalpleriniz, dilleriniz ve amel ettiğiniz azalarınızla Allah`ın sizin üzerindeki nimetini anıp, hatırlayın. Gökten yağmuru üzerinize indirerek, ekinleri, mahsulleri ve diğer bitkileri yerden bitirerek sizi rızıklandıracak Allah`tan başka bir yaratıcı mı var? O`ndan başka hak mabut (ilah) yoktur. Nasıl oluyor da sizi yaratan ve rızıklandıran O olduğu halde ardından bu haktan (tevhitten) dönüyorsunuz da iftira ederek Allah`ın ortakları olduğu yalanını uyduruyorsunuz?