Efemen zuyyine lehu sû-u ‘amelihi feraâhu hasenâens fe-innaAllâhe yudillu men yeşâu veyehdî men yeşâus felâ teżheb nefsuke ‘aleyhim haserâtinc innaAllâhe ‘alîmun bimâ yasne’ûne
Meal
İşlediği kötü ameller kendisine süslenip püslenip de onları güzel bir şey gibi görmeye başlayan kimse, hiç Allah yolunda giden mü’min gibi olur mu? Allah dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola eriştirir. Bu bakımdan, inanmıyorlar diye o inkârcılar için üzülerek kendini yiyip bitirme. Allah, onlar ne yapıyorlarsa hepsini hakkiyle bilmektedir.
Kur'an Tefsiri
İki kişinin hâli kıyaslanarak hangisinin doğru ve güzel, hangisinin ise yanlış ve çirkin olduğu sorulur: Birisi itikat ve amel bakımından kötü bir yol tutuyor, yanlış işler yapıyor. Fakat işin dikkat çeken yanı, gerçekte kötü olmasına rağmen, güzel şeyler yaptığını sanıyor. İşlediği kötülükler kendine güzelmiş gibi gözüküyor. Diğeri ise kötülükleri bütünüyle terk ettiği gibi bir de iyilik yapıyor, yaptığı iyiliği de gözünde büyütmüyor, hatta daha iyisini yapmak için gayret sarf ediyor. Şüphesiz bunlar Hak katında eşit muamele görmeyecekler; iyi olanlar dâimâ kazançlı çıkacaklardır. Bunun için de kulun Allah ile beraberlik şuuruna erişip, O’nun zât, sıfat ve fiillerinin güzel tecellilerine mazhar olmalıdır. Onu bulan her şeyi bulmuştur. Allah Teâlâ ile güzel bir beraberlik hâli ancak şunlarla sağlanır:
› Şeriatin belirlediği helâller ve haramlar çerçevesinde yaşayarak zahiri hal ve hareketlerimizi düzeltip bir nizama koymak.
› Şeriat dairesinin derin bir boyutu olarak tarikatın ince ve hassas prensipleri çerçevesinde nefsi terbiye etmek; onun tüm arzu ve isteklerini düzeltip bir nizama koymak.
› Şeriatin ve akl-i selîmin güzel gördüğünü güzel, çirkin gördüğünü de çirkin görmek.
Bu esasları dikkate alıp Allah’ı tanıma ve O’nun sınırsız kudretini anlama imkânı bulamayanlar, eğer yeniden dirilişle ilgili şüpheleri varsa şu gerçeklere iyi kulak versinler:Muhtasar Tefsir
Şeytanın, kötü amelini kendisine güzel gösterdiği ve bundan dolayı yaptığının iyi olduğuna itikat eden kimse, Allah`ın kendisine hakkı süsleyip de onun hak olduğuna itikat eden kimse ile bir değildir. Şüphesiz Allah; dilediğini saptırır ve dilediğine ise hidayet eder. O`nu (bir şeyi yapmaya) zorlayacak kimse yoktur. Ey Resul! Sapmış olan kimselerin sapıklığına üzülerek kendini helak etme! Allah -Subhanehu ve Teâlâ-, onların yapmakta olduklarını hakkıyla bilendir. Yaptıkları hiçbir şey O`na gizli kalmaz.