Vemâ ḣaleknâ-ssemâe vel-arda vemâ beynehumâ bâtilâenc żâlike zannu-lleżîne keferû feveylun lilleżîne keferû mine-nnâri
Meal
Biz göğü, yeri ve bunların arasında bulunan şeyleri boşuna, gâyesiz ve insanlar Allah’ın emrini bırakıp kendi arzularına göre davranabilsinler diye yaratmadık. Böyle bir düşünce, sadece inkârcıların zannından ibarettir. Girecekleri cehennem ateşinden dolayı vay hâline o kâfirlerin!
Kur'an Tefsiri
Göklerin, yerin ve bunlar arasında bulunan varlıkların esas yaratılış maksadı, dünyada insanları imtihana tabi tutmak, âhirette de iyilere mükâfatlarını, kötülere de cezalarını vermektir. Yani asıl maksat geçici dünya hayatı değil, âhirettir. Nitekim âyet-i kerîmelerde şöyle buyrulur:
“Biz göğü, yeri ve aralarında bulunan şeyleri oyun ve eğlence olsun diye yaratmadık. Eğer biz eğlence edinmek isteseydik, bunların hiçbirini yaratmadan, onu kendi katımızda edinirdik. Fakat biz böyle bir şey yapmayız.” (Enbiyâ 21/16-17)
“…Allah, mahlukatı önce yoktan yaratır; sonra da iman dip sâlih ameller işleyenleri âdil bir şekilde mükâfatlandırmak için ölümlerinin ardından tekrar hayata döndürür. Kâfirlere gelince, süreki küfür içinde bulunduklarından dolayı onlar için kaynar sudan bir içecek ve can yakıcı bir azap vardır.” (Yûnus 10/4)
Netice kesinlikle böyle olacağı için, elbette ki iman edip sâlih ameller işleyenlerle bozgunculuk yapanlara; Allah’tan korkup günahlardan sakınanlarla hiçbir sınır tanımayıp günahlara dalanlara aynı muamele yapılmayacaktır. Âhirette mutlaka ilâhî adâlet tecelli edecek, zerre kadar zulüm yapılmaksızın herkese hak ettiği ne ise o verilecektir.
İşte Kur’an, âhiret âlemini ve orada iyilerle kötülerin durumunu açıkça haber veren bir rehberdir; ebedî yol haritasıdır:Muhtasar Tefsir
Biz gökleri ve yeri boş yere yaratmadık. Bu, kâfirlerin zannıdır. Eğer onlar küfür ve Allah hakkında bulunmuş oldukları suizan üzere ölürlerse, bu zanlarından dolayı kıyamet günü vay o kâfirlerin cehennem azabındaki haline!