Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
Sâd Sûresi Tefsiri

Sâd Sûresi 3. Âyet Tefsiri

Tüm meallerle oku Sûre içinde oku
كَمْ اَهْلَكْنَا مِنْ قَبْلِهِمْ مِنْ قَرْنٍ فَنَادَوْا وَلَاتَ ح۪ينَ مَنَاصٍ ٣

Kem ehleknâ min kablihim min karnin fenâdev velâte hîne menâsin

Meal

Biz onlardan önce nice nesilleri helâk ettik. Azabımız başlarına inince pişmanlık içinde ne çığlıklar, ne feryatlar kopardılar. Oysa artık zaman, kaçış ve kurtuluş zamanı değildi.

Kur'an Tefsiri

Buna göre kâfirlerin dinî gerçekleri inkâr etmeleri bu dinin bir eksikliği olduğundan veya Peygamber (s.a.s.)’in Kur’an’ı beyânındaki yetersizlikten dolayı değildir. Asıl sebep onların içinde bulundukları cahilce gurur, kibir ve inatları; Allah ve Peygamberine olan muhalefet ve düşmanlıklarıdır. Bunun şâhidi Kur’an’ın bizzat kendisidir. Çünkü onu temiz bir kalp ve selim bir akılla okuyan kimse, onda hiçbir çelişkinin olmadığını ve insanı en doğruya davet ettiğini hemen anlayacaktır.

Kur’an’ın “zikir”le olan irtibatında şu ince mânaya dikkat çekilir: Kur’an, hasta gönüllerin tedavisini ihtiva eden bir yasadır. En büyük gönül hastalığı ise, “Allah’ı unuttukları için, Allah da onları unutmuştur” (Tevbe 9/67) ayetinde belirtildiği gibi, “Allah’ı unutmak”tır. Bu unutmayı tedavi eden en tesirli ilaç ise zikirdir. Nitekim bu hakîkat, “Beni anın, ben de sizi anayım” (Bakara 2/152) ayetinde beyân edilir. Şu da var ki, bir şey zıddı ile tedavi edilir. “İnkâra saplananlar büyük bir gurur, kibir içinde ve Peygamber’e sürekli muhâlefet hâlindedirler” (Sād 38/2) ifadesiyle de Allah, kâfir gönüllerin mizacının, Allah’ı unutmaları sebebiyle yumuşaklık ve selâmetten sertlik ve katılığa; tevazudan tekebbüre; uyuşmadan uyuşmazlığa; vuslattan firkate; sevgiden düşmanlığa; ayetler üzerinde durup düşünmekten onlardan yüz çevirmeğe sapmış olduğuna işaret ediyor. Dolayısıyla bunların Kur’an eczânesinden lâzım gelen ilaçları alarak tedâvi olmalarını istiyor. Aksi takdirde, önceki kavimler nasıl peygamberlerine muhalefet edip helak edildiler; helak edilirken feryad ü figanı bastılarsa da imdatlarına kimse yetişmedi ise, bu kâfirler de Allah Resûlü (s.a.s.)’e muhalefet ve düşmanlıktan vazgeçmedikleri takdirde aynı hüsrana uğrayacaklardır. Kaçış ve kurtuluş fırsatı bulamayacaklardır.

Nitekim:

Muhtasar Tefsir

Biz onlardan önce resullerimizi yalanlayan nice nesilleri helak ettik. Başlarına azap indiği zaman feryat ettiler. Hâlbuki artık onlar için azaptan kurtulma zamanı değildi ki, feryatları kendilerine gelen azaba karşı faydalı olabilsin.

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma