Veḣuż biyedike diġśen fadrib bihi velâ tahneśk innâ vecednâhu sâbirâanc ni’me-l’abdus innehu evvâbun
Meal
Eyyûb’un yemini vardı. Ona: “Eline bir demet sap al, onunla hanımına vur da yemini bozma” dedik. Gerçekten biz onu sıkıntılara karşı sabırlı bulduk. O ne güzel bir kuldu. Doğrusu o, tam bir teslimiyet ve samimiyetle sürekli Allah’a yönelir dururdu.
Kur'an Tefsiri
Anlatıldığına göre Eyyûb (a.s.), hanımının bir hatâsından dolayı sıhhate kavuştuğunda ona yüz değnek vurmaya yemîn etmişti. Ancak hanımının O’na karşı hizmet ve fedâkârlığı büyüktü. Bu sebeple Allah Teâlâ, yüz tâne ekin sapından oluşan bir demetle bir kere vurulmasını kâfî görerek onlara merhamet buyurdu. Böylece burada insanlara, özellikle kocalara hanımlarına karşı muamelede bir sadakat, vefâ, şefkat ve zarafet dersi de verilmiş oldu. Bu sebepledir ki, âyet-i kerîmedeki ruhsat, şer’î ceza ve yeminlerde “Eyyûb ruhsatı” adıyla devam etmektedir. Âyette bu demetin, ne demeti olduğu açıkça belirtilmediği için daha başka mânalara da hamledilmiştir. Yâni bu emir, yalnız o ruhsatı göstermekle kalmamış, aynı zamanda Hz. Eyyûb’un eli altında bir cemâat kurulması gerektiğine de işaret etmiştir.
Allah’ın dini yaşama, yayma ve bu uğurda mücâdelede mü’minlere yol gösterecek emsalsiz misaller olarak:Muhtasar Tefsir
Eyyûb, eşine kızdığı zaman ona yüz kırbaç vuracağı hakkında yemin etti. Biz de ona: "Ey Eyyûb! Eline bir demet sap al ve yeminini yerine getirmek için bununla vur! Etmiş olduğun bu yeminini bozma!" dedik. Eline bir demet sap aldı ve onunla eşine vurdu. Şüphesiz biz onu imtihan ettiğimiz hususta sabreden bir kimse bulduk. O ne güzel bir kuldu! Gerçekten o, Allah`a çok yönelen ve tövbe eden bir kimse idi.