LiyukeffiraAllâhu ‘anhum esvee-lleżî ‘amilû ve yecziyehum ecrahum bi-ahseni-lleżî kânû ya’melûne
Meal
Allah onların yaptığı en kötü günahları bile bağışlayıp silecek ve yaptıkları amellerin en güzeline göre onları mükâfatlandıracaktır.
Kur'an Tefsiri
“Doğruyu getiren”, Resûlullah (s.a.s.)’dir. Onu tasdik eden de örnek olması açısından Hz. Ebubekir ve Hz. Ali gibi mü’minlerdir. Ancak kıyâmete kadar Kur’an’ı tasdik edecek her mü’min bu safta yer alır. İşte Peygamber ve ona tâbi olanlar, iman, ibâdet, ahlâk ve muâmelâtıyla Kur’an’ın öğrettiği takvâ hayatını yaşadıkları için, müttakî kullar olmuşlardır. Yüce Allah onlara ikramda bulunacaktır. Cennette onlara istedikleri her nimeti ihsan edecektir. Bu, onların dünyada ihsan şuuruyla, yani her daim kendilerini Allah’ın murakabesinde hissederek ve O’nun tarafından görüldüklerini bilerek kulluk yapmalarının mükâfatıdır. Fakat Kur’an’ı tasdik edenlerin hepsi aynı ayarda müslüman olamayabilir. Daha önce hayatına günahlar bulaşmış olanlar, hatta büyük günahlara düşmüş olanlar bulunabilir. Bir kısım ibâdet ve taatlerinin tam hakkını veremeyenler de olabilir. Eğer bunlar samimi bir tevbe ile takvâ hayatına yönelirler ve bu şekilde ömürlerini tamamlarlarsa, bu gibiler için burada çok büyük bir müjde yer almaktadır: “Allah onların yaptıkları en kötü günahları bile bağışlayıp silecek ve yaptıkları amellerin en güzeline göre onları mükâfatlandıracaktır.” (Zümer 39/35) Buna göre en kötü günahların bağışlanması, bütün günahların bağışlanacağı; eksik kalan amellerin de, en güzel yaptıkları amel ayarında değerlendirilip kabul edileceği anlamına gelir. Bu da bizim gibi günahkâr kullara gerçekten çok büyük bir müjde, şükretmek gereken çok büyük bir ilâhî lutuftur.
Bu gerçekler ışığında bir düşünün bakalım:Muhtasar Tefsir
Böylece Yüce Allah, dünyada işlemiş oldukları en kötü günahlarından tövbe etmeleri ve Rablerine (salih ameller ile) döndüklerinden dolayı onların günahlarını silecektir. Yapmakta oldukları amellerin en güzeliyle de onları mükâfatlandıracaktır.