Velev enne lilleżîne zalemû mâ fî-l-ardi cemî’an vemiślehu me’ahu leftedev bihi min sû-i-l’ażâbi yevme-lkiyâmetic ve bedâ lehum minaAllâhi mâ lem yekûnû yahtesibûne
Meal
Yeryüzünde ne varsa hepsi, hatta bir o kadarı daha zulmedenlerin olsa, kıyâmet günü o korkunç azaptan kendilerini kurtarmak için hiç şüphesiz bunların hepsini fedâ ederlerdi. Çünkü o gün daha önce hiç hesaba katmadıkları kötü şeyler Allah tarafından karşılarına çıkarılacaktır.
Kur'an Tefsiri
“Zulmedenler”den maksat, Allah’a ortak koşan ve affı olmayan bu günahla ölen kimselerdir. Çünkü Cenâb-ı Hak, bütün günahları affedebileceğini, fakat öte dünyada şirk günahını asla affetmeyeceğini haber vermektedir. (bk. Nisâ 4/48) Kıyamet günü, dünyada yapılan amellerin gerçek yüzü ortaya çıkacaktır. Dünyada insana tatlı, süslü, cazip gelen nice şeyler var ki, hakikati korkunç ve iğrençtir. Yine dünyada insana zor ve ağır gelen nice şeyler de var ki iç yüzü tatlı, güzel ve büyük nimettir. İşte zâlimlere dünyada hem iyi olduğunu zannettikleri işlerin, hem de yaptıkları kötü işlerin gerçek iğrenç yüzleri tüm netliği ile gösterilecek, gözleri önüne serilecektir. Bu sebeple o zâlimler, kıyâmet günü gerçekten çok pişman olacak; uğradıkları azaptan kendilerini kurtarabilmek için dünyalar dolusu malları, altınları, gümüşleri olsa hepsini verecek kadar zor durumda kalacaklardır. Fakat, bu kadar malları olsa da verseler bile artık bu onlardan kabul edilmeyecek ve daha önce alaya alıp durdukları o acıklı azapla çepeçevre kuşatılacaklardır. (bk. Âli- İmrân 3/91)
Âyet-i kerîmeler şuna işaret ediyor: Kıyamet günü azabı baştan savmak için bu kadar malvarlığı kabul edilmezken, bugün, dünyada bir lokma sadaka, zerre kadar hayır, bir tevbe ve istiğfâr cümlesi bile kabul edilmektedir. Yine, âhirette tevbe edip gözlerinden kan gelecek tarzda ağlasalar, bunca ağlayışa merhamet edilmezken, bugün bir damla gözyaşıyla günahlardan pek çoğu silinebilmektedir.
Hal böyleyken:Muhtasar Tefsir
Yeryüzünde bulunan bütün değerli eşyalar, mallar, benzeri şeyler ve bunların bir misli daha günahlarla kendi nefislerine zulmedenlerin olsaydı; yeniden diriltildikten sonra şahit oldukları şiddetli azaptan kurtulmak için hepsini feda ederlerdi. Ancak onlar buna sahip değildir. Farz edelim ki (bu mallar) onların olsaydı (ve fidye olarak vermek isteselerdi) onlardan kabul edilmezdi. Yüce Allah tarafından hiç hesap etmedikleri çeşitli azaplar karşılarına çıkacaktır.