Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
Zümer Sûresi Tefsiri

Zümer Sûresi 73. Âyet Tefsiri

Tüm meallerle oku Sûre içinde oku
وَس۪يقَ الَّذ۪ينَ اتَّقَوْا رَبَّهُمْ اِلَى الْجَنَّةِ زُمَرًاۜ حَتّٰٓى اِذَا جَٓاؤُ۫هَا وَفُتِحَتْ اَبْوَابُهَا وَقَالَ لَهُمْ خَزَنَتُهَا سَلَامٌ عَلَيْكُمْ طِبْتُمْ فَادْخُلُوهَا خَالِد۪ينَ ٧٣

Vesîka-lleżîne-ttekav rabbehum ilâ-lcenneti zumerâans hattâ iżâ câûhâ vefutihat ebvâbuhâ ve kâle lehum ḣazenetuhâ selâmun ‘aleykum tibtum fedḣulûhâ ḣâlidîne

Meal

Kalpleri Allah saygısıyla dopdolu olup Rablerine karşı gelmekten sakınanlar da bölük bölük cennete sevk edilecekler. Oraya geldiklerinde cennetin kapıları açılacak ve cennetin bekçileri: “Selâm olsun size! Ne mutlu size! Tertemiz geldiniz! Haydi, ebediyen kalmak üzere girin cennete!” diye buyur edecekler.

Kur'an Tefsiri

Cehennemin yedi kapısı olduğu gibi, cennetin de Resûl-i Ekrem (s.a.s.)’in beyânıyla sekiz kapısı ve pek çok dereceleri vardır. Mü’minler, dünyadaki iman, amel, takvâ ve ihlaslarına göre gruplara ayrılacak ve her grup hak ettiği kapıdan kendisine hazırlanan cennete girecektir. Nitekim Allah Resûlü (s.a.s.) şöyle buyurur:

“Allah yolunda çift sadaka veren yani devamlı iyilik ve ihsanda bulunan kimse, cennetin çeşitli kapılarından: «Ey Allah’ın sevgili kulu! Burada hayır ve bereket vardır» diye çağırılır. Sürekli namaz kılanlar namaz kapısından, mücâhidler cihâd kapısından, oruçlular Reyyân kapısından, sadaka vermeyi sevenler de sadaka kapısından davet edilirler.”

Bunun üzerine Hz. Ebûbekir:

“–Anam babam sana fedâ olsun ey Allah’ın Rasûlü! Gerçi bu kapıların birinden çağrılan kimsenin diğer kapılardan çağırılmaya ihtiyâcı yoktur ama, bu kapıların hepsinden çağrılacak kimseler de var mıdır?” diye sordu.

Peygamber Efendimiz  (s.a.s.):

“–Evet, vardır. Senin de o bahtiyarlardan olacağını ümîd ederim” buyurdu. (Buhârî, Savm 4; Müslim, Zekât 85, 86)

Cehennem bekçilerinin aksine cennetin bekçileri, misafirlerini en güzel şekilde karşılayacaklar. Onlara “sizlere selam olsun” diyerek, artık bundan böyle her türlü âfetten, belâdan ve hoşa gitmeyecek şeylerden selâmete erdiklerini müjdeleyecekler. Dünyada günah kirlerinden temiz kaldıkları için, burada da hallerinin gayet temiz, güzel ve hoş olacağını söyleyecekler ve onları içinde kalmak üzere cennete buyur edeceklerdir.

Cennete giren mü’minler, Allah Teâlâ’nın kendilerine ihsan ettiği bu nimetler karşısında çok sevinecekler. Duydukları neş’e ve sürûrun tabii bir sevkiyle, kendilerine âhiret ve cennetle alakalı va‘dini yerine getiren Allah’a hamd edecekler. Buradaki “yeryüzü”nden maksat, cennet diyarıdır. Mü’minler, kendilerine tahsis edilen o ebediyet yurdunda diledikleri yere konaklayacaklar ve istedikleri gibi yaşayacaklardır. İşte dünyada iman, sâlih amel, takvâ, ihlas ve ihsan yolunda ilerlemek için gayret gösteren, çalışan, çabalayan talihli kulların mükâfatı böyle güzel olacak.

Resûlullah (s.a.s.) şöyle buyuruyor:

“Cennete ilk girecek kimselerin yüzleri, dolunay gibi parlak olacak. Onların ardından gireceklerin yüzleri, gökyüzündeki en parlak yıldız gibi aydınlık olacak. Orada insanlar ne küçük ne büyük abdest bozarlar ve ne de tükürüp sümkürürler. Onların tarakları altındandır. Kokuları mis gibidir. Buhurdanlıklarında tüten hoş koku, cennetin hoş kokulu ağacındandır. Eşleri hûrilerdir. Cennetliklerin hepsi de babaları Âdem’in şeklinde yaratılmış olup boyları altmış arşındır.” (Buhârî, Bed’ü’l-halk 8; Müslim, Cennet 15)

Yine Resûl-i Ekrem (s.a.s.)’in bildirdiğine göre, cennet ehli cennete girdikten sonra, bir nidâ edici onlara şöyle seslenecek:

“Artık sonsuz bir hayatınız var, aslâ ölmeyeceksiniz. Hep sağlıklı olacaksınız, artık hastalanmayacaksınız. Sonsuz bir gençliğiniz var, aslâ yaşlanmayacaksınız. Hep sefâ süreceksiniz, aslâ üzülmeyeceksiniz.” Müslim, Cennet 22)

Cennetlerde ebedî mutluluğa erişen mü’minlerin gönülleri mesteden güzel hallerini tamamlayıcı bir manzara olarak o gün meleklerin teşbih ve hamdleri dile getirilerek şöyle buyruluyor:

Muhtasar Tefsir

Melekler, Rablerinin emirlerini yerine getirip, yasaklarından sakınan takva sahibi Müminleri, kendilerine değer verilen topluluklar halinde şefkat ile cennete doğru sevk ederler. cennete geldiklerinde onlara cennetin kapıları açılmış ve oradaki görevli melekler: "Kötü gördüğünüz ve size zarar verecek her şeyden selamette olun, kalpleriniz ve amelleriniz güzel olmuştur. İçinde ebedî kalacağınız cennete girin." derler.

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma