Yesteftûneke kuliAllâhu yuftîkum fî-lkelâletic ini-mruun heleke leyse lehu veledun velehu uḣtun felehâ nisfu mâ terakec vehuve yeriśuhâ in lem yekun lehâ veledun fe-in kânetâ-śneteyni felehumâ-śśuluśâni mimmâ terakec ve-in kânû iḣveten ricâlen venisâen feliżżekeri miślu hazzi-lunśeyeynik yubeyyinuAllâhu lekum en tadillûk vaAllâhu bikulli şey-in ‘alîmun
Meal
Rasûlüm! Senden açıklama istiyorlar. De ki: “Allah size şimdi kelâle (geride vâris olarak baba ve çocuk bırakmadan ölen kişinin mirası) hakkında açıklama yapıyor: Bir erkek ölür, geride çocuğu kalmaz, bir kız kardeşi bulunursa, bıraktığı malın yarısı o kız kardeşindir. Kız kardeş geride çocuk bırakmadan ölürse, erkek kardeş onun bütün malına mirasçı olur. Ölen erkeğin geride iki kız kardeşi kalırsa, bunlar mirasın üçte ikisini alırlar. Vârisler, erkek ve kız kardeşler ise, bir erkeğe iki kız payı verilir. Allah size bu hükümleri açıklıyor ki, herhangi bir yanlışlığa ve şaşkınlığa düşmeyesiniz. Allah, her şeyi hakkiyle bilmektedir.
Kur'an Tefsiri
اَلْكَلَالَةُ (kelâle), babası ve çocuğu olmayan bir kimsenin mirası, demektir. Âyette bununla alakalı hükümler şöyle açıklanmaktadır:
› Ölen erkeğin çocuğu yok, sadece bir kız kardeşi varsa, bıraktığı malın yarısı o kız kardeşine verilir. Kız kardeşin, mirasın yarısını alabilmesinin şartı, ölenin hem erkek çocuğunun olmaması hem de babasının geride kalmamış olmasıdır. Eğer ölen erkeğin kız çocuğu bulunursa, o zaman kız kardeş, yine malın yarısını alır. Eğer erkeğin babası yaşıyorsa bu durumda kız kardeş icmâya göre vâris olamaz. Burada sözü edilen ana-baba bir veya baba bir kız kardeştir. Ana bir kız ve erkek kardeşin mirastaki hükmü, Nisâ sûresi 12. ayette açıklanmıştır.
› Erkek, ölen kız kardeşinin geride kalan herhangi bir çocuğu bulunmadığı takdirde onun mirâsının tamamını alır. Bu, ana-baba bir veya baba bir erkek kardeş olur ise böyledir. Fakat ana bir erkek kardeş olduğunda mirasın tamamını alamaz.
› Ölen erkeğin iki kız kardeşi varsa, bıraktığı mirasın üçte ikisi onlara verilir.
› Ölen erkeğin vârisleri, erkek ve kız birçok kardeş iseler, bir erkeğe, iki kadının payı kadar pay verilir.
Cenâb-ı Hakk’ın miras hususunda bu şekilde teferruatlı ve oranları belirleyerek açıklamada bulunmasının hedefi, kulların, Allah’ın emrine uygun olarak hareket etmelerini ve doğru olanı yapmaktan şaşmamalarını sağlamaktır.
Her şeyi hakkiyle bilen Allah, insanların gerek hayat gerekse ölüm ve ötesiyle alakalı bütün durumlarını çok iyi bildiğinden her bakımdan onların maslahat ve yararlarını ihtiva eden hükümleri açıklamaktadır. Bu vesileyle onları ilim ve nûr ile dosdoğtu bir yol üzerinde yürüyüp emsalsiz güzellik ve sonsuzlukta ilâhî bir sofraya oturmaya davet etmek üzere Mâide sûresi başlıyor:
Muhtasar Tefsir
-Ey Resul!- Sana kelâle`nin (babasız ve çocuksuz miras bırakan kimse) mirası hakkında fetva vermen için soruyorlar. Kelâle, ölüp arkasında ana-baba ve çocuk bırakmayan kimsedir. Bunun ile ilgili durumu Allah bildirir de. Eğer bir kimse ölüp arkasında ana-baba ve çocuk bırakmaz ise onun (anne-baba) bir öz kız kardeşi veya babadan bir kız kardeşi varsa miras olarak malının yarısını farz olarak alır. Öz erkek kardeşi veya babasından bir erkek kardeşi de eğer onunla beraber farz sahibi yok ise asabe olarak yani mirastan hak sahipleri haklarını aldıktan sonra artan mirası alır. Eğer onunla beraber farz sahibi varsa geri kalan mirası ondan sonra alır. Eğer öz kız kardeşler veya babadan kız kardeşler iki veya daha fazla sayıda olurlarsa farz olarak üçte ikisini alırlar. Şayet öz veya baba bir erkek kardeşler ile beraber kız kardeşler var ise mirastan geriye kalan malı (erkeğe iki kıza bir pay) kuralına göre dağıtılır. Allah size kelâlenin miras hükmünü ve başka hükümleri de yanlışa düşmemeniz için açıklamaktadır. Allah her şeyi bilir. Hiçbir şey O`na gizli kalmaz.