Vemâżâ ‘aleyhim lev âmenû biAllâhi velyevmi-l-âḣiri veenfekû mimmâ razekahumuAllâhuc vekânaAllâhu bihim ‘alîmân
Meal
Onlar, Allah’a ve âhiret gününe inanıp, Allah’ın kendilerine ihsân ettiği nimetlerden O’nun yolunda harcasalardı, ne zararları olurdu sanki! Ama Allah onları çok iyi bilmektedir.
Kur'an Tefsiri
Bunlar Allah’a ve âhiret gününe inanmadıkları halde, yalnız gösteriş için, dünyada iyi bir nam ve mevki edinmek için mallarını ve paralarını harcarlar. Bunların yaptıkları iyiliklerin Allah katında bir değeri yoktur. Hem bu gösteriş meraklısı insanlar, hem de cimri olup cimriliği tavsiye edenler şayet Allah’a iman etmiş olsalardı ve Allah rızâsı için ihsan ve infak etselerdi, yaptıkları hiçbir amel karşılıksız kalmaz, Allah’ın lütfuyla kat kat fazla karşılığını görür ve ebedî saadeti kazanırlardı.
Resûlullah (s.a.s.) şöyle buyurur:
“Şüphesiz Allah, mü’min kulun iyiliğini eksiltip ona zulmetmez. Mü’min dünyada yaptığı iyiliğe karşılık rızıkla mükâfatlanır; âhirette de ayrıca mükâfatını görür. Kâfir ise dünyada yaptığı iyiliğin karşılığını alır, âhirette ona hiçbir karşılık yoktur.” (Müslim, Kıyâmet 56; Ahmed b. Hanbel, Müsned, III, 125, 283)
Bu sebeple Cenab-ı Hak kıyametin dehşetiyle uyararak şöyle buyuruyor:
Muhtasar Tefsir
Şayet Allah’a ve kıyamet gününe hakkıyla iman etseler ve Allah`ın onlara verdiği rızıktan O`nun sevdiği ve razı olduğu yollarda mallarını infak etselerdi onlara ne zarar verebilirdi? Bilakis bunda bütünüyle hayır vardır. Oysa Allah onları en iyi bilendir, onların halleri Allah`a gizli kalmaz. Onların hepsine amellerinin karşılığını verecektir.