Velâ tu/tû-ssufehâe emvâlekumu-lletî ce’alaAllâhu lekum kiyâmen verzukûhum fîhâ veksûhum vekûlû lehum kavlen ma’rûfân
Meal
Allah’ın, hayatınızın dayanağı kıldığı, koruyasınız diye sizin idâre ve emânetinize verdiği gerek mülkünüz, gerekse yetimlerin mallarını bir takım aklı ermez, nereye ve nasıl harcanacağını bilmez israfçı kişilere vermeyin. Bunun yerine o mallarla böylelerinin yeme-içme ihtiyaçlarını sağlayın, giyeceklerini temin edin. Kaba ve kırıcı olmaktan sakınıp onlara güzel ve yerinde sözler söyleyin.
Kur'an Tefsiri
İslâmın korunmasına önem verdiği esaslardan birisi de malvarlığıdır. Zira dünya hayatımızı idâme ettirmeye vesile olması bakımından malın kıymeti büyüktür. Bu sebeple Yüce Rabbimiz hesapsız, ölçüsüz bir şekilde malvarlığının telef edilmesine cevaz vermeyip, isrâfı ve savurganlığı yasaklar. (bk. A‘râf 7/31; İsrâ 17/26-27) Kime ait olursa olsun hususi malvarlıkları aynı zamanda “millî servet” mefhumu içerisinde kabul edildiği için, herhangi bir özel mülkiyette bütün toplumun hakkı bulunduğu unutulmamalıdır. Âyette geçen السفيه (sefih) kelimesi, malını akla uygun bir şekilde değerlendirme ve harcama kabiliyetinden mahrum, kâr-zararı ayıramayan, reşit olmayan, aklı ermeyen kişi anlamına gelir. Böyle kimselerin malvarlığını idare etmek için bir “vâsî” tâyin edilir. Normal durumlarda çocukların velileri aynı zamanda onların vasîleridir.
Ey veliler, sorumlular:
Muhtasar Tefsir
-Ey Veliler!- Malları hakkında gerekli tasarrufta bulunmayı bilmeyenlere mallarını teslim etmeyin. Allah bu malları, kullarının ihtiyaçlarını gidermesi ve hayatlarını idame ettirmesi için vermiştir. Onlar, mallarını idare edip koruyacak kimseler değildirler. O mallardan onlara infak edin, onları giydirin. Onlara güzel söz söyleyin. Yetişkin olup mallarını kullanmada doğru tasarrufta bulunacakları duruma gelince, onlara mallarını teslim edeceğinizi güzel bir şekilde vadedin.