Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
Nisâ Sûresi Tefsiri

Nisâ Sûresi 72. Âyet Tefsiri

Tüm meallerle oku Sûre içinde oku
وَاِنَّ مِنْكُمْ لَمَنْ لَيُبَطِّئَنَّۚ فَاِنْ اَصَابَتْكُمْ مُص۪يبَةٌ قَالَ قَدْ اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيَّ اِذْ لَمْ اَكُنْ مَعَهُمْ شَه۪يدًا ٧٢

Ve-inne minkum lemen leyubatti-enne fe-in esâbetkum musîbetun kâle kad en’amaAllâhu ‘aleyye iż lem ekun me’ahum şehîdân

Meal

İçinizde öyleleri var ki, gerçekten ağırdan alır, savaşa gitmez. Savaşta başınıza bir felaket geldiğinde de: “Neyse ki, Allah bana yardım etti de onlarla beraber bulunmadım” der.

Kur'an Tefsiri

Ayetlerin ifadesine göre münafık karakterli öyle kimseler vardır ki savaş, gaza veya herhangi ictimai bir hizmet söz konusu olunca mutlaka ağırdan alır, tembel davranır ve geri kalır. Mü’minlerin başına bir musibet gelip başarılı olamadıkları, sıkıntı çektikleri veya şehîd oldukları takdirde üzülecek yerde sevinir. Hatta onlarla beraber bulunmayışını Allah’ın bir lütfu olarak görür. Fakat Allah tarafından mü’minlere bir lutuf ve ihsan ulaştığında, fetihler yaparak ganimet elde ettiklerinde sanki onunla müslümanlar arasında hiçbir tanışıklık, hiçbir sevgi bağı yokmuş gibi üzülür ve onlarla beraber bulunup büyük mükafatlara ermiş olmayı ister. Hâsılı müslümanların başarılı ve muzaffer olmasından memnun olmaz, aksine memnuniyet duyacak yerde üzülür, onlarla beraber bulunmadığına ise âhiret düşüncesiyle değil, sırf dünya sevgisiyle pişman olur. (Taberî, Câmi‘u’l-beyân, V, 228-229)

Âyet-i kerîmede geçen لَيُبَطِّئَنَّ (leyubettıenne) kelimesi, ağırlığı ve telaffuzu zor olması bakımından özellikle seçilmiştir. Gerçekten dil, bu kelimenin harflerini ve vurgusunu sonuna kadar telaffuz etmekte son derece zorlanmaktadır. Çünkü kelimenin zorluğu sona doğru daha bir artmaktadır. Şüphesiz zikredilen kelime, vurgusundaki bu zorluk ve ağırlık ile beraberindeki psikolojik hareketi eksiksiz bir şekilde tasvir etmektedir. Bu da tek bir kelimeyle bütün bir durumu anlatan ve tabloyu çizen Kur’an’ın edebî tasvirinin eşsiz örneklerindendir. “İçinizde öyleleri var ki, gerçekten ağırdan alır, savaşa gitmez” (Nisâ 4/72) cümlesi, bu kişilerin, ağırdan alma işini eksiksiz yerine getirdikleri, bunda ısrar ettikleri ve bu konuda çaba sarf ettiklerini göstermektedir. Bu da cümlede çeşitli tekit yöntemleriyle ifade edilmektedir. Bütün bunlar bu grubun ağırdan almayı ısrarla sürdürdüğünü, bu durumun müslüman safta olumsuz etki bıraktığını ve müslümanlara çok çektirdiğini göstermektedir. Dolayısıyla âyet-i kerîme, projektörünü onların ruhlarının içine tutmakta ve olağanüstü tasvir gücüyle iğrenç hakikatlerini resmektedir. Bunlar, Resulullah döneminde, ondan sonra da bütün zaman ve mekanlardaki durumlarıyla zayıf ve renkten renge giren münafıklardır. Bunlar, şahsî çıkarlarından daha üstün bir gaye, sınırlı ve küçük kişiliklerinden daha yüce bir ufuk tanımazlar. Bütün dünyayı bir tek mihver etrafında döndürürler ki bu da bir an bile unutamadıkları kendi şahsî menfaatleridir.

Muhtasar Tefsir

Ey Müslümanlar! Elbette aranızdaki bazı topluluklar korkaklıklarından ötürü düşmanlarınızla savaşmak için yola çıkmada geri kalmaktadır. Ayrıca başkalarını da geride bırakırlar. Onlar münafıklar ve zayıf imanlı kimselerdir. Şayet size bir ölüm veya hezimet gelip çatsa, onlardan biri kendisinin selamette olmasına sevinerek şöyle der: "Allah bana lütfetti de savaşta onlarla beraber bulunmadım ve onların başına gelen musibet benim başıma gelmedi."

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma