Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
Nisâ Sûresi Tefsiri

Nisâ Sûresi 80. Âyet Tefsiri

Tüm meallerle oku Sûre içinde oku
مَنْ يُطِعِ الرَّسُولَ فَقَدْ اَطَاعَ اللّٰهَۚ وَمَنْ تَوَلّٰى فَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ عَلَيْهِمْ حَف۪يظًاۜ ٨٠

Men yuti’i-rrasûle fekad etâ’aAllâhec vemen tevellâ femâ erselnâke ‘aleyhim hafîzân

Meal

Peygamber’e itaat eden, Allah’a itaat etmiş olur. Kim de itaatten yüz çevirirse aldırma! Çünkü biz seni, onların üzerine bekçi olarak göndermedik.

Kur'an Tefsiri

Resûlullah’ın gerek Kur’an’ı tebliğ ve beyân eden, gerekse Kur’an’da açıkça ifade edilmeyen hususlara dair başlı başına hüküm koyan söz ve fiillerine itaat, Allah’a itaat anlamına gelir. Efendimiz yeryüzünde Allah’ın iradesini ve rızâsını tecelli ettiren en büyük rehberdir. O yaşayan, canlı Kur’an’dır. O’nun sünneti Kur’an’dan sonra dinin ikinci kaynağıdır. Resûlullah (s.a.s.) sadece Allah’ın emrini ve iradesini tebliğ ve beyân eder.

Allah Resûlü (s.a.s.)’e itaatin önemini göstermesi bakımından şu rivayet pek dikkat çekicidir:

İbrâz b. Sâriye (r.a.) şöyle anlatır:

Resûlullah (s.a.s.) bize çok tesirli bir öğüt verdi. Bu öğütten dolayı kalpler ürperdi, gözler yaşardı. Bizler:

“- Ey Allah’ın Rasûlü! Bu öğüt, sanki ayrılmak üzere olan birinin öğüdüne benziyor, bari bize bir tavsiyede bulun” dedik. Bunun üzerine şöyle buyurdu:

“- Size Allah’a çok saygı duymanızı, başınıza bir Habeşli köle bile başkan olsa, onu dinleyip itaat etmenizi tavsiye ederim. Benden sonra sağ kalıp uzunca bir hayat sürecek olanlar pek çok ihtilaflar görecekler. O zaman size gerekli olan, benim sünnetime ve doğru yolda olan Hülefâ-i Raşidin’in uygulamalarına sarılmanızdır. Benim ve onların sünnetlerine sımsıkı sarılınız. Sonradan ortaya çıkarılmış bid‘atlerden şiddetle kaçınınız. Çünkü her bid‘at sapıklıktır.” Ebû Dâvûd, Sünnet 5; Tirmizî, İlim 16)

Hadis âlimi İbn Avn şöyle der:

“Üç şey vardır ki, ben onları hem kendim hem de kardeşlerim için istiyorum:

·         Sünneti öğrenip tatbikâtına gayret etmek.

·         Kur’ân’ı anlamak, üzerinde tefekkür edip araştırmak.

·         İnsanları ancak hayır üzere bırakmak, hayırla muamele etmek veya insanları yalnızca hayra davet etmek.” (Buhârî, İ’tisâm 2)

Şunu belirtmek gerekir ki, Peygamber kimseyi zorla imana getirmez. Bu bakımdan o, imandan yüz çevirenlere karşı bir bekçi değildir. Çünkü dinde zorlama yoktur. Zorla müslüman olmuş görünenden de hayırdan çok zarar gelir. Nitekim böylelerinden bazıları görünüşte, sadece ağızlarıyla itaat ettiklerini söylerken huzurdan çıktılar mı söylediklerinin aksine şeyler peşine düşerler, isyan ve tezviratla uğraşırlar. Eğer onlar Kur’ân-ı Kerîm üzerinde etraflıca düşünecek olsalardı, onun getirdiklerinin Allah’ın emri olduğunu bilir ve böyle yanlış bir yol tutmazlardı:

Muhtasar Tefsir

Kim peygamberin emrettiklerini yerine getirip yasakladıklarından sakınarak itaat ederse, şüphesiz Allah’ın emrini yerine getirmiş olur. Ey Peygamber! Her kim de sana itaat etmekten yüz çevirirse, onun adına sakın üzülme. Biz seni onu gözetesin, amellerini muhafaza edesin diye göndermedik. Kuşkusuz onun amellerini sadece biz sayar ve hesabını görürüz.

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma