Leḣalku-ssemâvâti vel-ardi ekberu min ḣalki-nnâsi velâkinne ekśera-nnâsi lâ ya’lemûne
Meal
Göklerin ve yerin yaratılması elbette insanların yaratılmasından daha büyük bir iştir; fakat insanların çoğu bunu bilmez.
Kur'an Tefsiri
Burada ilk olarak âhiret konusu ele alınır. Çünkü kâfirler âhirete inanmıyor, onu imkânsız görüyorlardı. Halbuki gökleri ve yeri yaratan Allah’ın, insanı öldükten sonra yeniden yaratmaya güç yetireceği apaçık bir gerçektir. Buna göre kıyâmet mutlaka kopacaktır. Fakat bu hakîkati görebilmek için ölüm ötesi manzaraları seyredebilecek açık bir kalp gözüne, iman ve sâlih amellerle dirilmiş bir gönle ihtiyaç vardır. Şunu da dikkate almak gerekir ki, faraza âhiretin olmadığı düşünülecek olursa, mü’min ile kâfirin, iyi ile kötünün arasında bir fark kalmaz, hepsi eşit olur. Böylece ahlâk ve faziletin hiçbir değeri kalmaz, kötülükler teşvik edilmiş olur. Halbuki bunlar eşit değildir. Bu da aklen gösteriyor ki âhiret mutlaka olmalı; iyilikler de, kötülükler de âdil bir şekilde tam karşılığını bulmalıdır.
Bu sebeple, Allah tüm insanlığı kendine kulluğa davet etmektedir:
Muhtasar Tefsir
Göklerin ve yerin yaratılması, genişliği ve ihtişamı insanların yaratılışından daha azametlidir. Göklerin ve yerin büyüklüğüne rağmen onları yaratmaya kadir olan, hesaplarını görüp karşılıklarını vermek için kabirlerden ölüleri diriltip yeniden yaratmaya da kadirdir. Ancak insanların büyük bir çoğunluğu bunu bilmez, bundan ibret almaz ve apaçık olmasına rağmen yeniden dirilişe dair bunu delil kabul etmezler.