Vemâ yestevî-l-a’mâ velbasîru velleżîne âmenû ve ’amilû-ssâlihâti velâ-lmusî-/uc kalîlen mâ teteżekkerûne
Meal
Kör ile gören bir olmaz; aynı şekilde iman edip sâlih ameller işleyenlerle kötülük yapanlar da bir olmaz. Ne kadar da az düşünüp öğüt alıyorsunuz!
Kur'an Tefsiri
Burada ilk olarak âhiret konusu ele alınır. Çünkü kâfirler âhirete inanmıyor, onu imkânsız görüyorlardı. Halbuki gökleri ve yeri yaratan Allah’ın, insanı öldükten sonra yeniden yaratmaya güç yetireceği apaçık bir gerçektir. Buna göre kıyâmet mutlaka kopacaktır. Fakat bu hakîkati görebilmek için ölüm ötesi manzaraları seyredebilecek açık bir kalp gözüne, iman ve sâlih amellerle dirilmiş bir gönle ihtiyaç vardır. Şunu da dikkate almak gerekir ki, faraza âhiretin olmadığı düşünülecek olursa, mü’min ile kâfirin, iyi ile kötünün arasında bir fark kalmaz, hepsi eşit olur. Böylece ahlâk ve faziletin hiçbir değeri kalmaz, kötülükler teşvik edilmiş olur. Halbuki bunlar eşit değildir. Bu da aklen gösteriyor ki âhiret mutlaka olmalı; iyilikler de, kötülükler de âdil bir şekilde tam karşılığını bulmalıdır.
Bu sebeple, Allah tüm insanlığı kendine kulluğa davet etmektedir:
Muhtasar Tefsir
Gören ile görmeyen hiçbir zaman eşit değildir. Yüce Allah`a iman edip resullerini tasdik eden ve güzel (salih) amel işleyenler, fasit bir itikatla ve günahlarla amellerini kötüleştiren kimselerle denk değildir. Çok az düşünüyorsunuz. Eğer düşünseydiniz, iki grup arasındaki farkı bilir ve Yüce Allah`ın rızasını umarak iman edip salih ameller işleyenlerden olmak için çaba sarf ederdiniz.