Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
Şûrâ Sûresi Tefsiri

Şûrâ Sûresi 11. Âyet Tefsiri

Tüm meallerle oku Sûre içinde oku
فَاطِرُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ جَعَلَ لَكُمْ مِنْ اَنْفُسِكُمْ اَزْوَاجًا وَمِنَ الْاَنْعَامِ اَزْوَاجًاۚ يَذْرَؤُ۬كُمْ ف۪يهِۜ لَيْسَ كَمِثْلِه۪ شَيْءٌۚ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْبَص۪يرُ ١١

Fâtiru-ssemâvâti vel-ardic ce’ale lekum min enfusikum ezvâcen vemine-l-en’âmi ezvâcens yeżraukum fîhic leyse kemiślihi şey-un vehuve-ssemî’u-lbasîru

Meal

O, gökleri ve yeri daha önce bir benzeri olmaksızın yoktan yaratandır. O size kendi cinsinizden eşler, hayvanlardan da çiftler yarattı. Sizi ve hayvanları bu düzen içinde üretip çoğaltmaktadır. O’nun benzeri gibi hiçbir şey yoktur. O, her şeyi hakkiyle işiten, her şeyi hakkiyle görendir.

Kur'an Tefsiri

Hakîki velî Allah olduğu gibi, bunun tabii bir gereği olarak, insanların anlaşmazlığa düştüğü her konuda en doğru ve adil hükmü verecek olan da yine Allah’tır. Bu sadece âhirette kullar arasında nihâî hükmü vermesi anlamında değil, dünyada da itikat, ahlâk ve muâmelât başta olmak üzere hayatın her alanıyla ilgili olarak neyin haram neyin helâl, neyin iyi neyin kötü, kimin haklı kimin haksız olduğunu belirleme yetkisi de yalnız Allah’a aittir. Kur’an’ın bu husustaki temel kâidesi budur. Âyet-i kerîmelerde şöyle buyrulur:

“…Eğer Allah’a ve âhiret gününe gerçekten inanıyorsanız, hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz bir meseleyi hemen Allah’a ve Peygamber’e arzedin. Böyle yapmanız, hem hakkınızda daha hayırlıdır, hem de netice itibariyle daha güzeldir.” (Nisâ 4/59)

“Allah ve Rasûlü bir meselede kesin ve bağlayıcı bir hüküm verdiği zaman, mü’min erkek veya mü’min kadının, kendileriyle alakalı o meselede başka bir tercihte bulunma hakkı yoktur.” (Ahzâb 33/36)

“Rabbinizden size indirilen Kur’an’a uyun; Allah’tan başkasını dost ve yardımcı edinip de onların ardından gitmeyin.” (A‘râf  7/3)

Gökleri ve yeri daha önce herhangi bir örneği olmaksızın yoktan yaratan; insanları ve hayvanları erkek ve dişi olarak çift çift yaratıp belli bir düzen dâhilinde onlara üreme ve çoğalma imkânı veren; göklerin ve yerin hazinelerini ve bu hazinelerin anahtarlarını tek başına kudret elinde bulunduran; dilediğine rızkı bol verirken dilediğine daraltan ve bu hususlarda kimsenin kendisine müdâhale hakkı olmayan Allah, şüphesiz ki dilediği hükmü koyup kullarını ona itaate çağırmaya tek yetkili varlıktır. Zat, isim, sıfat ve fiilleri itibariyle O’nun benzeri hiçbir varlık olmadığı gibi, “benzeri” şöyle dursun bunun da ötesinde “benzeri gibi” hiçbir varlık yoktur. O, yaratıklara benzemekten sınırsız yücedir, uzaktır. İşte bütün yönleriyle insanların hayatlarını düzenlemek üzere İslâm şeriatini gönderen de O Yüce Allah’tır:

Muhtasar Tefsir

Yüce Allah, göklerin ve yerin geçmişte benzeri olmaksızın yaratıcısıdır. Size kendi cinsinizden eşler yaratandır. Sizler için develerden, sığırlardan ve koyunlardan da çiftler yaratmıştır. Onlar hep sizlerin yararı için çoğalırlar. Sizi de sizin için yaratmış olduğu eşler ile evlenmeniz yoluyla yaratır. Yaratmış olduğu hayvanların etlerinden ve sütlerinden sizleri istifade ettirir. Yarattıklarından O`nun benzeri hiçbir şey yoktur. O kullarının konuştuklarını işitendir, yapmış oldukları fiillerini görendir. Yarattıklarından hiçbir şey O`nun elinden kaçmaz. Onlara yapmış oldukları amellerinin karşılığını verecektir. Hayır (zannederse) hayır (bulur), şer (zannederse) şer (bulur).

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma