Velleżîne yuhâccûne fiAllâhi min ba’di mâ-stucîbe lehu huccetuhum dâhidatun ‘inde rabbihim ve ’aleyhim ġadabun velehum ‘ażâbun şedîdun
Meal
İlâhî dâvet dürüst ve faziletli insanlar tarafından kabul görüp iman nûru kalplere yerleştikten sonra hâlâ Allah’ın dini hakkında tartışmaya kalkışanların itirazları ve sözde delilleri Rableri yanında geçersizdir. Onların üzerine bir gazap çökmüştür ve onlar için pek şiddetli bir azap vardır.
Kur'an Tefsiri
Allah Teâlâ gönderdiği peygamberler ve indirdiği kitaplar vasıtasıyla ilâhî davetini insanlara ulaştırmış ve pek çok kesimden dürüst ve faziletli insanlar onu kabul etmişlerdir. Allah’ın varlığını ve birliğini idrak ederek O’na gönülden kul olmuşlardır. Bu durum, ilâhî davetin kabul edilebilir ve tutulabilir bir hakikat olduğunu gösteren açık bir delildir. Buna rağmen Allah hakkında veya O’nun dini hakkında itiraza kalkışacak olanların mazeretleri ve sözde delilleri Rableri yanında boşa çıkacaktır. Onların hiçbir itirazı kabul edilmeyecek, delilleri geçersiz sayılacaktır. Çünkü ne naklî, ne aklî, ne nazarî ne de amelî hiçbir tutamakları yoktur. Delil ancak eğriliğe ve eğri olanlara karşı ileri sürülür. İlmî ve amelî bakımdan haklılığı ve güzelliği ortada olan hak ve istikâmet karşısında yapılan münâkaşa sırf bir azgınlık ve haksızlık ilanından ibaret kalır. Bu sebeple böyle bilerek azgınlık ve haksızlık yolunu tutanlar gazab-ı ilâhîye uğrayacak ve şiddetli bir azapla cezalandırılacaklardır.
Zira:Muhtasar Tefsir
İnsanlar Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-`e indirilen bu dine icabet ettikten sonra, batıl delillerle bu dinde mücadele edip münakaşa edenlerin delilleri hem Rableri ve hem de Müminlerin katında kalıcı değildir ve değersizdir. O delillerin hiçbir tesiri de yoktur. Küfürleri ve hakkı kabul etmemeleri sebebi ile Allah`ın gazabı ve öfkesi onların üzerindedir. Onlar için kıyamet gününde de kendilerini bekleyen şiddetli bir azap vardır.