Vemen yudliliAllâhu femâ lehu min veliyyin min ba’dihik ve terâ-zzâlimîne lemmâ raevû-l’ażâbe yekûlûne hel ilâ meraddin min sebîlin
Meal
Allah kimi şaşırtır ve saptırırsa, artık onu koruyup doğru yola iletecek bir dostu olmaz. Böyle zâlimlerin, azapla karşılaştıklarında: “Eyvâh! Dünyaya geri dönmenin bir yolu yok mu acaba?” diye feryat ettiklerini göreceksin.
Kur'an Tefsiri
Kâfirler, dünyada tevbe edip küfürden dönme imkânları varken, dönmüyorlar. Oysa hesap günü cehennem azabını gördükleri zaman, ondan kurtulmak için dönüp iman edenlerden olmak isteyecekler fakat o zaman da dönme imkânı kalmayacaktır. O halde ne yapılması lazımsa, fırsat geçmeden hemen şimdi yapılmalıdır. Burada o gururlu, kibirli, müslümanlara tepeden bakan, kendini beğenmiş kâfirlerin gururlarının kırıldığı, onurlarının yerle bir edildiği, zillet, aşağılık ve perişanlığın en alt derekesinde oldukları bir manzara gösterilir: Orada cehenneme sunuldukça sunulurlar. Dünyadaki kibirleri kırılır, hakaret altında ezilirler. Yaşadıkları zilletten dolayı kısık gözlerle veya gözlerinin feri kaçmış bir halde bakarlar. Çok korktuklarından yahut içinde bulundukları kötü durumdan dolayı düzgün bakamaz, kaçamak bakışlar yaparlar. Çektikleri acı ve ıstıraptan ötürü gözlerini iyice açamazlar. Gerçekten de insan, korkunç bir şeyle karşılaştığında, korkudan hemen gözlerini kapatır. Fakat yine de kendini bakmaktan alamayarak göz ucuyla o şeyin kendisine ne kadar yakın olup olmadığına bakar. Sonra korku ile yeniden gözlerini kapatır. İşte cehenneme sevk edilen insanların o anki halleri böyle tasvir edilmiştir. Bütün bunlar onların içinde bulundukları zillet, mahcubiyet, acı, pişmanlık, perişanlık ve hüsrânın alametleridir.
O hâlde ey insanlar:Muhtasar Tefsir
Yüce Allah kimi haktan saptırıp yüzüstü bırakır, hidayetten alıkoyarsa, ondan sonra onun işlerini üstlenecek kimse yoktur. Nitekim küfürle ve isyanlarla kendilerine zulmedenler, kıyamet gününde azabı gördüklerinde temenni ederek şöyle derler: "Dünyaya tekrar dönmek ve Allah`a tövbe etmek için bir yol yok mu?"