Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
Şûrâ Sûresi Tefsiri

Şûrâ Sûresi 53. Âyet Tefsiri

Tüm meallerle oku Sûre içinde oku
صِرَاطِ اللّٰهِ الَّذ۪ي لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ اَلَٓا اِلَى اللّٰهِ تَص۪يرُ الْاُمُورُ ٥٣

SirâtiAllâhi-lleżî lehu mâ fî-ssemâvâti vemâ fî-l-ardik elâ ilaAllâhi tasîru-l-umûru

Meal

O Allah’ın yoluna ki, göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi O’nundur. İyi bilin ki, neticede bütün işler Allah’a döner ve nihâî hükmü O verir.

Kur'an Tefsiri

Kur’ân-ı Kerîm’in bir ismi “ruh”tur.  Bedenler ruh ile dirilip hayata kavuştuğu gibi, insanlar da dini hayatlarını Kur’ân ile diriltirler. Ölü kalpler ancak onunla hayat bulur. O, ruhların hayat vesilesidir. Gerçekten de Kur’ân, insanları küfür, şirk ve cehalet ölümünden kurtarıp iman, hidâyet ve ilim ile hakiki bir hayata ulaştıran en büyük vesiledir.

Bunun izahı şöyle yapılabilir:

Beden kesif ve karanlık bir yapıya sahiptir. Ona ruh girdiğinde canlanır, latîf ve nûrânî olur. Böylece o nûrun tesiri beş duyuda da görülür. Aslında ruh da karanlık ve cehâletle malüldür. Kendisine akıl verildiğinde aydınlanır ve nurlanır. Aynı şekilde akıl da tam nûrânî, arınmış, saf ve aydın değildir. O, Allah’ın zatını, sıfatlarını, fiillerini, ruhlar ve maddeler âlemini, dünya ve âhiret âlemini tanıdığı nispette mükemmelleşir. Bu ilâhî bilgiler ise vahiy ile, özellikle Kur’ân nûru ile mükemmelleşmiş ve saflaşmıştır. Bu izah, mârifetullah ve Rabbânî keşiflerin ancak Kur’ân nûru ile kemâle erdiğini gösterir. İşte bu noktada, hakiki ruhun vahiy ve Kur’ân olduğu ortaya çıkar. (Fahreddin er-Râzî, Mefâtîhu’l-gayb, XIX, 175)

Kur’ân-ı Kerîm’in bir ismi de “nûr”dur. O, aynen ışık gibi insanların yollarını aydınlatmakta, iman ve hidâyete erişmelerine vesile olmaktadır. Resûlullah (s.a.s.) de Kur’an’ı tebliğ ederek insanlığa dosdoğru yol olan Allah’ın yolunu göstermekle vazifelendirilmiştir. Ancak Kur’an’ın ve Peygamberimiz (s.a.s.)’in hidâyeti, sadece doğru yolu göstermek ve onu beyân etmektir. İnsanı, onun şahsi irade ve tercihini de dikkate alarak, o yola eriştirecek olan ise şüphesiz ki Cenâb-ı Hak’tır. Çünkü Allah Teâlâ Peygamberimiz (s.a.s.)’e hitâben: “Rasûlüm! Sen sevdiğini doğru yola erdiremezsin, lâkin Allah dilediğini doğru yola eriştirir. Çünkü, doğru yola girecek olanları en iyi O bilir” (Kasas 28/56) buyurmaktadır.

Kur’an’ın kalplere hayat veren rûh ve karanlıkları aydınlatan nûr olduğunu beyân ederek sona eren Şûrâ sûresinin peşinden gelen Zuhruf sûresi aynı konuyu takip ederek başlayacaktır:

Muhtasar Tefsir

Bu yol Allah`ın yoludur. Göklerde ve yerde bulunan her şey yaratma, mülk sevk ve idaresi bakımından tümüyle O`na döner. Bütün işler takdir ve idaresi bakımından yalnızca Yüce Allah`a döner.

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma