VeḣalekaAllâhu-ssemâvâti vel-arda bilhakki velituczâ kullu nefsin bimâ kesebet vehum lâ yuzlemûne
Meal
Oysa Allah gökleri ve yeri belli bir sebep, hikmet ve gerçek bir maksatla yaratmıştır. Bunun içindir ki herkes ne kazandıysa onun karşılığını görecek ve kimseye en küçük bir haksızlık yapılmayacaktır.
Kur'an Tefsiri
Kendilerini kayıtlayan hiçbir dinî kaide tanımaksızın istedikleri gibi günaha dalanlar, hayatlarında ve ölümlerinde kendilerine, iman edip sâlih ameller işleyenler gibi davranılacağını zannediyorlarsa büyük bir yanılgı içindedirler. Çünkü Allah hiçbir zaman iyi ile kötüyü bir tutmaz. Şu âyet-i kerîmeler bu açıdan ne kadar dikkat çekicidir:
“Öyle ya, biz tüm benlikleriyle Allah’a teslim olanları, günaha gömülmüş inkârcı suçlularla bir mi tutacağız?” (Kalem 68/35)
“Yoksa biz iman edip sâlih ameller işleyenlere, yeryüzünde bozgunculuk yapanlarla aynı muameleyi mi yapacağız? Yahut kalpleri Allah saygısıyla dopdolu olup O’na karşı gelmekten sakınanları, günah işleyip yoldan çıkanlarla bir mi tutacağız?” (Sād 38/28)
“Cehennemliklerle cennetlikler elbette bir olamaz. Cennetlikler, işte onlar, gerçekten kurtuluşa erenlerdir.” (Haşr 59/20)
Mü’minler, mü’min olarak yaşar, mü’min olarak ölürler. Onların dostu ve yardımcısı Allah’tır. Onlar mutludurlar. Melekler canlarını alırken onları selamlarlar, ruhlarını cennete götürürler. Kâfirler dünyada zengin de olsalar vicdânen huzursuzdurlar. Ölürken melekler tarafından dövülürler, azarlanırlar. Ruhları cehenneme gider. Onlar ne dünyada ne de âhirette mü’minler gibi olamazlar. Yahut kâfirler dünyada mü’minlere eşit, hatta onlardan zengin ve müreffeh olabilirler. Fakat bu sadece dünyaya mahsustur. Âhirette asla mü’minler gibi olamazlar. İlâhî hak ve adâlet buna müsaade etmez. Zaten göklerin ve yerin yaratılmasının asıl hikmeti de haklıya hakkını tam olarak vermek, haksızı da müstahak olduğu şekilde cezalandırmaktır. Cenâb-ı Hakk’ın koyduğu nizamda, dünya ve âhiret dengesini birlikte hesaba kattığımızda en küçük bir haksızlığa yer yoktur.
Esasen Allah’ın emrini bir kenara bırakıp, kelimenin tam anlamıyla nefsinin arzularına uyan kimseler nefislerini putlaştırmakta olup bunun bedelini ağır ödeyeceklerdir:Muhtasar Tefsir
Allah gökleri ve yeri büyük ve açık bir hikmetle yarattı. Asla boş yere yaratmadı. Her nefse hiçbir haksızlığa uğramadan kendi kazanmış olduğu hayır ve şerrin karşılığını vermek için yarattı. Yüce Allah, onların yapmış oldukları iyiliklerini eksilterek ve kötülüklerini de artırarak onlara zulmetmez.