Ve yevme yu’radu-lleżîne keferû ‘alâ-nnâri eleyse hâżâ bilhakkis kâlû belâ verabbinâc kâle feżûkû-l’ażâbe bimâ kuntum tekfurûne
Meal
Ateşe sunulacakları gün kâfirlere: “Nasıl, bu ateş gerçek değil miymiş!” diye sorulacak. Onlar da: “Evet, Rabbimize yemin olsun ki gerçekmiş!” diye pişman olacaklar. Allah da: “Şu halde, inkârınız karşılığında tadın şimdi azabı!” buyuracak.
Kur'an Tefsiri
Gökleri ve yeri yaratan ve bunları yaratırken hiçbir yorgunluk ve güçlükle karşılaşmayan Allah, elbette ölüleri diriltmeye ve istediği her şeyi yapmaya kadirdir. Bunun inanılmayacak ve anlaşılmayacak hiçbir yönü yoktur. Bu bakımdan, nefsânî gurur ve kibirlerine kapılıp bu apaçık hakikati inkâr edenler, kıyamet günü cehenneme sunulacaklar, cehennemi gözleriyle gördükleri o sırada kendilerine, yalanlayıp durdukları o azabın gerçek olup olmadığı sorulacaktır. Artık inkâr edecek bir durum söz konusu olmadığından gerçeği itiraf edeceklerdir. Fakat nihâî noktadaki bu zorunlu itiraf, onları azaptan kurtarmaya yetmeyecektir:
Muhtasar Tefsir
Allah`ı ve resulünü inkâr edenler, azaba uğramak için ateşe arz edildiklerinde kınanıp, azarlanarak kendilerine şöyle denilir: "Sizin müşahede etmiş olduğunuz bu azap gerçek değil mi? Yoksa bu azap, sizin dünyada söylemiş olduğunuz gibi yalan mı?" Onlar şöyle derler: “Rabbimiz! Ant olsun ki, evet.” Bunun üzerine onlara şöyle denilir: “Öyleyse Allah`ı inkâr etmeniz sebebiyle tadın azabı!”