Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
Ahkâf Sûresi Tefsiri

Ahkâf Sûresi 35. Âyet Tefsiri

Tüm meallerle oku Sûre içinde oku
فَاصْبِرْ كَمَا صَبَرَ اُو۬لُوا الْعَزْمِ مِنَ الرُّسُلِ وَلَا تَسْتَعْجِلْ لَهُمْۜ كَاَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَ مَا يُوعَدُونَۙ لَمْ يَلْبَثُٓوا اِلَّا سَاعَةً مِنْ نَهَارٍۜ بَلَاغٌۚ فَهَلْ يُهْلَكُ اِلَّا الْقَوْمُ الْفَاسِقُونَ ٣٥

Fasbir kemâ sabera ulû-l’azmi mine-rrusuli velâ testa’cil lehumc ke-ennehum yevme yeravne mâ yû’adûne lem yelbeśû illâ sâ’aten min nehârrinc belâġunc fehel yuhleku illâ-lkavmu-lfâsikûne

Meal

Öyleyse Rasûlüm! Azim ve kararlılık sahibi peygamberler nasıl sabrettilerse sen de öylece sabret. İnkârcılar hakkında hemen hükmün verilmesini isteme. Zâten onlar, tehdit edildikleri azabı gördükleri gün, sanki dünyada gündüz çok kısa bir süreden fazla kalmadıklarını sanacaklardır. Bu bir duyurudur! Öyle ya; yoldan çıkmış bir toplumdan başkası helâk edilir mi hiç?

Kur'an Tefsiri

 

اُو۬لُوا الْعَزْمِ  (ulu’l-‘azm), azimet, sebat ve kararlılık sahibi demektir. Tebliğlerini büyük bir karalılıkla yerine getiren peygamberleri güzellikle vasfeden bir ifadedir. Bütün peygamberler bu vasfa sahiptir. Burada, inkârcıların şiddetli muhalefet ve düşmanlıklarıyla karşılaşan Resûlullah (s.a.s.) teselli edilir. Nasıl daha önceki peygamberler kavimlerinin eziyet, muhalefet ve kötü davranışlarına karşı senelerce yılmadan mücadele vermişlerse, öylece tebliğe ve çalışmaya devam etmesi istenir. Bunların hemen iman edeceğini, eğer iman etmezlerse Allah’ın onlara hemen azap indireceğini düşünmeden vazifesini ciddiyetle yapması talep edilir. Aynı teselli ve talep, İslâm dinini yaşama ve yaşatma mücadelesini veren tüm müslümanlar için geçerlidir. Çünkü dünya hayatı gerçekten çok kısadır. Burada faydasız şeylere harcayacak bir dakika, bir nefes bile yoktur. Gerçek şu ki, ya dünyada helak edici azap veya ölüm, yahut kıyamet geldiği zaman insanlar, dünyada bir saatten, yani çok az bir süreden fazla kalmadıklarını sanacaklardır. Onun için kâfirlerin inat ve inkârlarına aldırış etmeden kulluk ve tebliğ vazifesine devam zaruridir. Neticede Allah’ın emrinden çıkan ve günahlara dalan toplumlar zaten helak edilecektir. Bu, Allah’ın bir kanunu ve bir tâlimatıdır.

Şimdi, Ahkâf sûresinin son âyetinde telkin edilen din yolunda sabır, cihad ve zorluklara göğüs germe gibi azim ve kararlılık gerektiren meselelerin geniş bir izahı sadedinde Muhammed sûresi gelmektedir:

Muhtasar Tefsir

-Ey Peygamber!- O halde Nûh, İbrahim, Musa ve İsa -aleyhimusselam- gibi peygamberlerden azim sahibi peygamberlerin sabrettikleri gibi sen de sabret. Onların (kavminin) azaba uğratılmaları hususunda acele etme! Kavminden seni yalanlayanlar; ahirette azabı gördükleri gün, azaplarının uzunluğu sebebi ile dünyada iken sanki gündüzün bir vakti kadar kaldıklarını zannederler. Muhammed -salllallahu aleyhi ve sellem-`e indirilmiş olan bu Kur`an, insanlara ve cinlere bir uyarı olarak yeter. Şüphesiz; inkâr ve masiyetler ile Allah`ın taatinden çıkmış olan topluluktan başkası azap ile helak edilmez.

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma