Efelem yesîrû fî-l-ardi feyenzurû keyfe kâne ‘âkibetu-lleżîne min kablihimc demmeraAllâhu ‘aleyhims ve lilkâfirîne emśâluhâ
Meal
Peki onlar, hiç yeryüzünde dolaşarak, kendilerinden önce gelip geçenlerin sonu nasıl olmuş diye bakıp ibret almazlar mı? Allah onları yerle bir etmişti. Bu kâfirleri de aynı son beklemektedir!
Kur'an Tefsiri
8. âyette geçen اَلتَّعْسُ (ta‘s) kelimesi “yüzüstü yıkılıp helak olmak, aşağı düşmek, tökezlemek” anlamına gelir. Bu kelimede “uzak olsunlar, kedere boğulsunlar, bedbaht olsunlar, helak olsunlar, hüsrana uğrasınlar, burunları yerde sürtülsün” gibi beddua mânaları da vardır. Nitekim önceden gelip helak edilmiş toplumlar, şimdiki kâfirler için bir ibret olmalıdır. Çünkü önceki kâfirlerin uğradığı felakete şimdi de Hz. Muhammed (s.a.s.) davetine inanmayan bu kâfirler uğrayacaktır. Üstelik onların mahvolması, sadece bir dünya azabı olarak sona ermeyecek; âhirette de hüsran ve azaba uğrayanlardan olacaklardır.
Hayatlarını Allah’ın dinine ve Peygamberi’ne yardıma adamış mü’minlere gelince:Muhtasar Tefsir
Yalanlayan o kimseler, yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden önce yalanlayanların sonlarının nasıl olduğuna bakıp, düşünmezler mi? Onların sonları gerçekten çok acı oldu. Allah, onların evlerini kendi üzerlerine yıkıp yerle bir etti. Onları ve onların evlatlarını ve mallarını da helak etti. Kâfirler için her zaman ve her mekânda bu cezaların benzerleri vardır.