Żâlike bi-ennaAllâhe mevlâ-lleżîne âmenû ve enne-lkâfirîne lâ mevlâ lehum
Meal
Bu böyledir. Çünkü Allah, iman edenlerin yardımcısı ve koruyucusudur. Kâfirlerin ise hiçbir yardımcısı yoktur.
Kur'an Tefsiri
Allah, mü’minlerin dostu olduğu için onları dünyada yardımcısız bırakmayacak, âhirette de onları altlarından ırmaklar akan cennetlere girdirecektir. Mü’min cennetteki evini, eşini, hizmetçilerini dünyadaki evinden, eşinden ve hizmetçilerinden daha iyi tanıyacaktır. Cuma günü camiden dönen müslüman evini nasıl tanırsa, mü’min cennetteki yerini ondan daha güzel tanıyacaktır. Kâfirlerin ise hiçbir dostu ve yardımcısı bulunmadığından, dünyada, rızkı kimin verdiğini ve bunun karşısında kendilerinden ne istediğini hiç hesaba katmadan, hayvanlar gibi bir müddet yiyip içseler de öte dünyada cehennemi boylayacaklardır.
Ebû Muhammed Tüsterî (r.h.) der ki:
“Hayatın tadı dört şekilde alınır:
İbâdet ve taat: Bu meleklere mahsustur.
İlim ve vahyi beklemek: Bu peygamberlere mahsustur.
Uymak, ittiba etmek: Allah’ın emrine uymak ve Peygamberimiz (s.a.s.)’in izinde yürümek. Bu da sıddîklar zümresinin hâlidir.
Yemek, içmek: Bu da yukarıda sayılan üç zümrenin dışındakiler içindir. O üç zümreye dâhil olmadıktan sonra ister âlim, ister câhil, ister âbid, ister zâhid olsun hep işleri yemek ve içmektir. Bunlar için hayat başka türlü değildir. Peygamberler yemek, içmek işini zarûrî olarak yerine getirirler. Sıddîklar zümresi sırf ibâdeti ayakta yapabilmek için yer ve içerler. Diğer mü’minler sadece normal gıdalarını almak için yer ve içerler. Bundan ötesi ise hayvanlara mahsus gıda alma şeklidir.” (Velîler Ansiklopedisi, I, 255)
Bütün bu gerçekler dikkate alındığında ey Rasûlüm ve ey mü’minler! Üzülmenize hiç gerek olmadığı gibi, sizi bekleyen tarifi imkânsız nimetlere erişmek için de elinizden gelen gayreti göstermelisiniz:Muhtasar Tefsir
Burada zikredilen karşılık iki grup içindir. Zira Yüce Allah, iman edenlerin yardımcısıdır. Kâfirlere gelince, onların bir yardımcısı yoktur.