İllâ-lleżîne tâbû min kabli en takdirû ‘aleyhims fa’lemû ennaAllâhe ġafûrun rahîmun
Meal
Ancak, siz kendilerini ele geçirmeden önce suçundan tevbe edenler bu hükmün dışındadır. Şunu bilin ki Allah, çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir.
Kur'an Tefsiri
Âyette sözkonusu edilen istisna, son tarafından da anlaşılacağı gibi sadece Allah yani kamu haklarıyla alakalı bir istisnadır. Kul hakları ise tevbeyle ortadan kalkmaz. Hak sahipleri isterlerse ceza talebinde bulunabilirler, isterlerse affederler.
Meselâ; yol kesiciler eğer bir insanı öldürüp ele geçmeden önce tevbe etseler, had gereği olarak öldürülme cezaları düşer. Fakat ölenin yakını, isterse kısas yoluyla hakkını alabilir, isterse affedebilir. Eğer yol kesiciler oradakilerin mallarını alır ve yakalanmadan evvel tevbe ederlerse, elleri ve ayaklarının çapraz olarak kesilme cezaları düşer. Fakat mal sahiplerinin hakkı bâkî kalır ve hırsızların çaldıkları malları iade etmeleri gerekir. Yakalandıktan sonra tevbe edenlere gelince âyetin zâhir mânasına göre bunların tevbe etmeleri artık dünyevi cezalarının kaldırılması hususunda kendilerine bir fayda vermez. Şüphesiz âhirette bu tevbelerinin faydasını görecek olsalar da dünyada kul haklarını ödemek ve had cezası neyse onu çekmek mecburiyetindedirler. Âyet-i kerîme, müslüman yol kesiciler hakkındadır. Çünkü müşriğin, hem yakalanmadan önce hem de sonra tevbe etmesi ona uygulanacak cezayı kaldırır.
Müslümanlara tavsiye edilen en güzel yol ise bütün günahları, hatta mekruhları bile terk ederek Allah’a güzel bir kul olabilmektir:
Muhtasar Tefsir
-Ey devlet yetkilileri!- Savaşçılardan yakalanmadan önce tövbe edenler bunun dışındadır. Biliniz ki yüce Allah, tövbeden sonra çok bağışlayan ve merhamet edendir. Onlardan cezayı kaldırması yüce Allah`ın merhametindendir.