Nahnu a’lemu bimâ yekûlûnes vemâ ente ‘aleyhim bicebbârins feżekkir bilkur-âni men yeḣâfu va’îdi
Meal
Bu uyarılar karşısında o inkârcıların neler söylediğini biz çok iyi biliyoruz. Üzülme! Sen onları inanmaya zorlamakla görevli değilsin. Senin vazîfen, Allah’ın buyruklarını açık ve anlaşılır bir şekilde anlatmaktır. Öyleyse sen, tehdidimden korkanları Kur’an ile irşat ve ikaza devam et!
Kur'an Tefsiri
Kıyâmet günü yeryüzü çabucak yarılıp parçalanacak. Kabirlerin üzerindeki topraklar sağa sola savrulacak ve kabirler kısa bir sürede açılıp içindekiler dirilerek çıkacaklar. Yeryüzü parçalanıp dağılırken bir taraftan da yeniden dirilen insanlar göz açıp yumuncaya kadar mahşer yerinde toplanacaklar. Bunları yapmak, şüphesiz ki sonsuz kudret sahibi Allah için pek kolaydır. Bu bakımdan kâfir ve müşriklerin ileri geri konuşmalarına aldırış etmeden, kimseye de zor kullanmadan, gönlünde Allah ve âhiret korkusu taşıyanları Kur’an ile uyarmaya devam etmek lazımdır.
Şimdi, Kâf sûresin sonunda yer alan tehdîdi destekleyen bir açıklama olarak Zâriyât sûresi geliyor:Muhtasar Tefsir
Biz, o yalancıların ne söylediklerini çok iyi bilmekteyiz. -Ey Peygamber! Sen iman etmeleri için onların üzerinde bir zorlayıcı değilsin. Sen ancak, Allah`ın sana emrettiklerini tebliğ eden bir tebliğcisin. Benim tehdidimden korkan kâfirlere ve isyan edenlere Kur’an ile öğüt ver. Çünkü korkan kimse öğüt alır ve hatırlatılınca düşünür.