Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
Zâriyât Sûresi Tefsiri

Zâriyât Sûresi 29. Âyet Tefsiri

Tüm meallerle oku Sûre içinde oku
فَاَقْبَلَتِ امْرَاَتُهُ ف۪ي صَرَّةٍ فَصَكَّتْ وَجْهَهَا وَقَالَتْ عَجُوزٌ عَق۪يمٌ ٢٩

Feakbeleti-mraetuhu fî sarratin fesakket vechehâ ve kâlet ‘acûzun ‘akîmun

Meal

Bunun üzerine konuşmalara kulak misâfiri olan İbrâhim’in hanımı, çığlık atarak geldi. Taaccüpten yüzüne vurup: “Ben şimdiye kadar hiç çocuk doğurmamış bir koca karıyım! Benim nerden çocuğum olacak?” diyordu.

Kur'an Tefsiri

Sâre, meleklerin konuşmalarından müjdeyi işitince utandı, odasına gitmek içini yüzünü döndü. “Â...” diye içini çekerek bir çığlık kopardı da elini yüzüne çarptı. “İhtiyarlamış, bununla birlikte gençliğinde bile doğurmamış kısır bir koca karı hiç çocuk mu doğurur?” diyerek hayretini dile getirdi. Nitekim Hûd sûresinde: “Vay başıma gelene! Ben ihtiyar bir kadın, şu kocam da ihtiyar bir adamken, bu halimle çocuk mu doğuracağım? Doğrusu bu, gerçekten şaşılacak bir şey!” (Hûd 11/72) dediği haber verilir. Halbuki melekler bu müjdeyi kendilerinden değil, Allah’ın bir emri olarak vermişlerdi. Hüküm ve hikmet sahibi olan Allah Teâlâ, murad edince neler olmaz ki!...

Yine de Hz. İbrâhim’in talebi üzerine melekler gelişlerinin asıl sebebini açıkladılar:

Muhtasar Tefsir

İbrahim -aleyhisselam-`ın karısı bu müjdeyi işitince sevinci sebebi ile çığlık attı ve ellerini yüzüne çarparak şaşırmış bir şekilde şöyle dedi: "Bir kocakarı doğurur mu?" Aslında o; kısır bir kadın idi.

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma