Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
Mücâdele Sûresi Tefsiri

Mücâdele Sûresi 10. Âyet Tefsiri

Tüm meallerle oku Sûre içinde oku
اِنَّمَا النَّجْوٰى مِنَ الشَّيْطَانِ لِيَحْزُنَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَلَيْسَ بِضَٓارِّهِمْ شَيْـًٔا اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ ١٠

İnnemâ-nnecvâ mine-şşeytâni liyahzune-lleżîne âmenû ve leyse bidârrihim şey-en illâ bi-iżniAllâhic ve ’alaAllâhi felyetevekkeli-lmu/minûne

Meal

Meşrû olmayan gizli toplantılar ve konuşmalar, mü’minleri üzmek için şeytan tarafından telkin edilen davranışlardır. Oysa şeytan, Allah’ın izni olmadıkça mü’minlere hiçbir zarar veremez. Bu bakımdan mü’minler yalnız Allah’a güvenip dayansınlar.

Kur'an Tefsiri

Günah, düşmanlık ve Peygamber’e isyan gibi kötü maksatlarla yapılan gizli toplantılar, kulisler, fısıldaşmalar yasaklanmakta, fakat “iyilik ve takvâ” üzere yapılanlara müsaade edilmektedir. Nitekim âyet-i kerîmede şöyle buyrulur:

“Onların kendi aralarında yaptıkları gizli görüşmelerin ve fısıldaşmaların çoğunda hayır yoktur. Ancak sadaka vermeyi, iyilik yapmayı ya da insanların arasını düzeltmeyi emredenlerinki bunun dışındadır. Kim bunu Allah’ın rızâsını kazanmak niyetiyle yaparsa, ona yakında büyük bir mükâfat vereceğiz.” (Nisâ 4/114)

Resûlullah (s.a.s.) şöyle buyurur:

“Üç kişi bir arada bulunduğunuz zaman, insanlara karışıncaya kadar ikiniz diğerini bırakıp fısıldaşmayın. Çünkü bu durum onu üzer.” (Buhârî, İstizan 47; Müslim, Selam 37, 38)

Bu hadis-i şerife istinâden, eğer üzüntü duyacaksa, iki kişinin, üçüncü bir şahsın yanında onun anlamadığı yabancı bir dille konuşmalarının da doğru olmadığı bildirilmiştir.

Bu âyet-i kerîmelerden şu neticeleri çıkarmak mümkündür:

  İnsan daima Allah Teâlâ’nın gözetimi altındadır. Her şeyi gören ve bilen Allah, insanın tüm davranışlarını kontrol etmektedir.

  Bu sebeple insanın bütün kötü düşünce ve niyetlerden, mü’minlere karşı gizli ve açık hile, tuzak ve entrikalardan, söz veya davranışla başkalarını incitmekten kaçınması, kötü işlerin ve planların konuşulduğu yerlerden uzak durması gerekir.

  Toplumda şüphe ve rahatsızlık uyandıracak fiskos ve fısıldaşmalardan uzak durulmalıdır.

  İnsanların duygularına ve izzet-i nefislerine saygılı olunmalıdır.

  Amirlerin ve idarecilerin meşrû emir ve yasaklarına uyulmalıdır.

  Mü’minlerin meclislerinde sadece fert ve toplumun faydasına olan işler konuşulmalıdır.

Şimdi de, toplantı yerlerinde mü’minlerin uyması gereken edeplere dikkat çekiliyor:

Muhtasar Tefsir

-Günah, düşmanlık ve Peygambere isyandan oluşan fısıldaşmak- sadece şeytanın süslediği ve dostlarına vesvese ettiği bir şeydir ki, şeytan bununla Müminlerin içine kendilerine tuzak kurulduğuna dair hüzün koymak ister. Şeytan ve şeytanın süslemesi, Allah`ın dilemesi dışında Müminlere bir zarar veremez. O halde Müminler, bütün işlerinde Allah`a güvenip dayansınlar.

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma