Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
Mücâdele Sûresi Tefsiri

Mücâdele Sûresi 18. Âyet Tefsiri

Tüm meallerle oku Sûre içinde oku
يَوْمَ يَبْعَثُهُمُ اللّٰهُ جَم۪يعًا فَيَحْلِفُونَ لَهُ كَمَا يَحْلِفُونَ لَكُمْ وَيَحْسَبُونَ اَنَّهُمْ عَلٰى شَيْءٍۜ اَلَٓا اِنَّهُمْ هُمُ الْكَاذِبُونَ ١٨

Yevme yeb’aśuhumuAllâhu cemî’an feyahlifûne lehu kemâ yahlifûne lekums veyahsebûne ennehum ‘alâ şey-/inc elâ innehum humu-lkâżibûne

Meal

O gün Allah onların hepsini yeniden diriltecek; şimdi size mü’min olduklarına dâir yemin ettikleri gibi Allah’a da yemin edecekler ve bununla kendilerine fayda verecek doğru bir şey yaptıklarını sanacaklardır. İyi bilin, onlar yalancıların tâ kendileridir!

Kur'an Tefsiri

Allah’ın gazabına uğramış olan yahudileri dost edinen münafıklardan söz edilir. Bunlar ne tam mânasıyla mü’minlerin tarafına, ne de tam olarak yahudilerin tarafına geçebiliyorlardı. Arada bocalayıp duruyorlardı. Gönülden inanmadıkları, mü’minleri sevmedikleri ve onların aleyhinde çalıştıkları için onlardan olmaları mümkün değildi. Yahudiler de onları gönülden sevmiyor, sadece çıkarları için onları sever gibi görünüyorlardı. Buna rağmen Allah’a inandıklarına, Peygamber’e saygılı ve mü’minlere dost olduklarına dair, yalan olduğunu bile bile, yemin ediyorlardı. Bir taraftan “Biz İslâm’a ve müslümanlara sadâkatle bağlıyız” diyerek kendilerini müslümanların suçlamalarından korumaya çalışıyorlar; bir taraftan da Peygamberimiz (s.a.s.) ve müslümanlar aleyhinde şüpheler yayarak, başkalarının İslâm’ı seçmesine engel oluyorlardı. Böylece, henüz müslüman olmayan kimselerin, “müslümanlar böyle konuşuyorlarsa, muhakkak bu işin içinde bir sıkıntı var” diyerek tereddüde düşmelerine yol açıyorlardı. Allah Teâlâ bunlar için şiddetli bir azap hazırlamıştır. Tamamen şeytanın hâkimiyetine girip Allah’ı hatırlarından çıkarmış olan münafıklar, dünyada biriktirmeye çalıştıkları ve üzerine titredikleri ne mallarının ne de evlatlarının hiçbir faydasını göremeyecek ve büsbütün zarara uğrayanlardan olacaklardır. İçinde bulundukları gaflet ve şaşkınlıkları sebebiyle, dünyada müslümanları kandırmak için yemin ettikleri gibi, âhirette de –hâşâ- Allah Teâlâ’yı kandırmak için yemine cür’et edecek, kendilerinin doğru iş yaptıklarını ispata yelteneceklerdir.

Allah’a ve Peygamber’e karşı çıkanları hem dünyada hem de âhirette kötü bir âkibet beklemektedir:

Muhtasar Tefsir

O gün Yüce Allah ceza/karşılık vermek için onların hepsini yeniden diriltecektir. -Ey Müminler!- Onlar dünyada iken küfür ve nifak üzere oldukları halde Allah`ı razı etmek için amel eden Müslümanlar olduklarına dair size yemin ettikleri gibi ahirette de O`na (Yüce Allah`a) yemin edeceklerdir. Onlar ettikleri bu yeminleri ile kendilerine fayda getirecek yahut kendilerinden zararı savacak bir şey üzerinde olduklarını sanırlar. İyi bilin ki onlar, dünyadaki yeminlerinde de ahiretteki yeminlerinde de gerçekten yalancıdırlar.

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma