Ve levlâ en ketebaAllâhu ‘aleyhimu-lcelâe le’ażżebehum fî-ddunyâs ve lehum fî-l-âḣirati ‘ażâbu-nnâri
Meal
Allah onlara sürgünü yazmamış olsaydı, mutlaka dünyada kendilerini başka şekilde cezalandıracaktı. Âhirette ise onlara cehennem azabı vardır.
Kur'an Tefsiri
Resûlullah (s.a.s.), Medine’ye hicret ettiği zaman, yahudilerden Nadîr oğullarıyla tarafsız kalmaları hükmünü taşıyan bir anlaşma yapmıştı. Bedir savaşında müslümanlar galip gelince, yahudiler: “Bu, Tevrat’ta kendisine zafer va‘dedilen peygamberdir” dediler. Fakat Uhud savaşından sonra tamamen değiştiler ve anlaşmayı bozdular. Bu arada liderleri Ka‘b b. Eşref, kırk süvari ile Mekke’ye gidip müslümanların aleyhine Ebu Süfyan ile ittifak yaptı. Bunun üzerine Resûlullah (s.a.s.), Ka‘b’ın süt kardeşi Muhammed b. Mesleme’ye emir vererek bir gece onu evinde öldürttü. Bundan sonra Allah Resûlü (s.a.s.) bir bölük askerle Nadîr oğullarının köylerini 21 gün süreyle kuşatma altına aldı. Yurtlarını bırakıp gitmelerini emretti. Peygamberimiz (s.a.s.) ile anlaşma yapmaları üzerine kuşatma kaldırıldı. Yurtlarından çıkmadan önce sağlam kalan evlerini, müslümanlara bırakmamak için kendi elleriyle yıktılar. Bir çoğu Şam’a, Eriha’ya, Ezreât’a, Hire’ye, bir kaç hâne de Hayber’e gittiler. (bk. İbn Hişâm, es-Sîre, III, 191-194; Vâkıdî, el-Meğâzî, I, 363-380) İşte bu âyet-i kerîmeler, onların maruz kaldığı bu sürgün olayının en çarpıcı yönlerine dikkat çekmektedir. Gelen âyet bu olayın, hurmaların kesildiği tarafına ışık tutmaktadır:
Muhtasar Tefsir
Eğer Yüce Allah, onların sürgün edilmelerini yazmış olmasaydı, onlara dünyada öldürülme ve esir edilme ile azap ederdi. Ahirette ise onlar için kendilerini bekleyen ve içinde ebedî kalacakları bir azap vardır.