Fekad keżżebû bilhakki lemmâ câehums fesevfe ye/tîhim enbâu mâ kânû bihi yestehzi-ûne
Meal
Kendilerine gerçeğin ta kendisi olan Kur’an geldiğinde onu da yalanladılar ve alaya aldılar. Elbette bir gün gelecek, alay ettikleri bu gerçekler ne imiş göreceklerdir.
Kur'an Tefsiri
Burada zikredilen “âyetler”den maksat, Allah Teâlâ’nın ilâhlığını, varlığını ve birliğini haber veren Kur’an âyetleri, Peygamber Efendimiz’in gösterdiği diğer mûcizeler veya Allah’ın kudret ve azametine delâlet eden kevnî delillerdir. İşte müşrikler ve münkirler, bu âyetler üzerinde düşünüp Allah’ın birliğini ve kudretini idrak etmeye çalışacakları yerde, onlardan yüz çevirmişlerdir. Kur’an’ı dinlememişler, dinlenilmesini engellemeye çalışmışlardır. Dinleyince de ona sihir ve büyü demişlerdir. Efendimiz’in gösterdiği mûcizeleri reddetmişler ve kâinattaki ilâhî kudret akışlarından ibaret olan kevnî âyetlere karşı da derin gafletleri sebebiyle âdeta kör ve sağır kesilmişlerdir. Neticede hidâyete ermeleri için gelen Kur’an’ı ve onu kendilerine tebliğ eden Peygamberi yalanladıklarından iman etme şerefine erememişlerdir. Gördükleri bu kadar âyet ve delillerden ibret almadıkları gibi üstelik bir de bunları yalanlayan kimselere, alay edip durdukları şeyin haberleri pek yakında gelecektir. Bu haberden maksat dünyada İslâm’ın intişarı, müslümanların ilerlemesi, kâfirlerin mü’minler karşısında hezimet ve mağlubiyete uğraması; âhirette de cehennem azabının karşılarına dikilmesidir. Peki onlara akıl ve düşünme melekelerinin verilmiş olmasının hikmeti nedir:
Muhtasar Tefsir
Onlar kendilerine sunulan apaçık ve kesin delillerden yüz çevirdiler. Doğrusu onlar bunlardan daha açık olandan da yüz çevirdiler. Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-`in Kur`an`dan getirdiklerini yalanladılar. Kıyamet gününde azabı gördüklerinde kendilerine gelen hak ile alay etmenin ne olduğunu bilecekler.