Elem yerav kem ehleknâ min kablihim min karnin mekkennâhum fî-l-ardi mâ lem numekkin lekum ve erselnâ-ssemâe ‘aleyhim midrâran ve ce’alnâ-l-enhâra tecrî min tahtihim fe-ehleknâhum biżunûbihim ve enşe/nâ min ba’dihim karnen âḣarîne
Meal
Onlardan önce nice nesilleri helâk ettiğimizi görüp üzerinde hiç düşünmezler mi? Üstelik biz onlara yeryüzünde size vermediğimiz imkânları vermiş, üzerlerine bol bol yağmurlar yağdırmış, ev ve bağlarının altlarından ırmaklar akıtmıştık. Evet, günahları sebebiyle onları helâk ettik ve onların ardından başka nesiller meydana getirdik.
Kur'an Tefsiri
Bu âyet-i kerîme kuvvet ve kudretlerine, mal ve servetlerine, makam ve mevkilerine, sahip oldukları maddî ve manevî imkânlara aldanarak şımaran, Allah’a asi olan, nimetin hakiki sahibi olan Cenâb-ı Hakk’ı unutarak azgınlaşan, günahlara boğulan fert ve toplumlara büyük bir tehdit ve uyarı taşımaktadır. Zira Allah Teâlâ daha önce de bereketli yerlerde iskan ettiği, her türlü imkânlar, bol nimetler verdiği, üzerlerine bol yağmurlar yağdırıp, evlerinin altlarından, bağ ve bahçelerinin arasından ırmaklar akıttığı nice müreffeh toplumları işledikleri günahlar yüzünden helak etmişti. Dolayısıyla sonraki dönemlerde yaşayıp onlar gibi hakkı kabule yanaşmayanlar da aynı şekilde helak olacaklardır. Öncekileri mal ve servetleri Allah’ın azabından koruyamadığı gibi, bunları da mal ve servetleri asla ilâhî azaptan kurtaramayacaktır. Öyle anlaşılıyor ki, toplumların ecellerinin gelmesinde günah ve hatalarının mühim bir yeri vardır. Nitekim Âd ve Semûd kavmi, Kârûn ve Firavun gibi önceki toplumların helak sebeplerinden bahseden şu âyet ne kadar dikkat çekicidir:
“Biz bu topluluk ve kişilerden her birini günahları yüzünden kıskıvrak yakalayıverdik: Kiminin üzerine taş yağdıran bir kasırga gönderdik. Kimini o korkunç çığlık yakaladı. Kimini yerin dibine geçirdik. Kimini de suda boğduk. Allah, böyle yapmakla kesinlikle onlara zulmetmedi; lâkin onlar kendi kendilerine zulmettiler.” (Ankebût 29/40)
Şimdi de Cenâb-ı Hak, kâfirlerin kendilerini Kur’an’ı inkâra nasıl şartlandırdıklarını şöyle bir misalle dikkatlerimize sunuyor:
Muhtasar Tefsir
Bu kâfirler, Allah`ın zalim ümmetleri helak etmesindeki, sünnetini bilmiyorlar mı? Kesinlikle Allah, onlardan önce birçok ümmetleri helak etmişti. Yeryüzünde, güç, kuvvet ve devamlı kalma, sebeplerinden verdiği şeyleri bu kâfirlere vermedi. Üzerlerine bol bol yağmurlar yağdırmıştı. Onların evlerinin altından nehirler akıtmış olmasına rağmen Allah`a isyan ettiler. Allah işlemiş oldukları isyanları sebebiyle onları helak etti ve onların ardından başka ümmetler yarattı.