Vekeżżebe bihi kavmuke vehuve-lhakkuc kul lestu ‘aleykum bivekîlin
Meal
Fakat senin kavmin, gerçeğin ta kendisi olduğu halde Kur’an’ı yalanladı. Sen de onlara: “Ben sizin yaptıklarınızdan ve doğru yolu bulmanızdan sorumlu bir yetkili değilim!” de!
Kur'an Tefsiri
Kur’an, Kur’an’ın verdiği haberler ve burada özellikle münkirlerin başlarına gelecek belâ ve intikam tecellileri ile alakalı ilâhî ikazlar gerçeğin ta kendisidir. Bunlar haber verildiği şekilde belirli bir süreç içinde safha safha mutlaka gerçekleşecektir. Her bir haberin gerçekleşeceği mukadder ve muayyen bir zaman vardır. Ancak bunu inkârcılar kabul etmemekte ve yalanlamaktadırlar. Fakat onların yalanlaması hiçbir gerçeği değiştiremeyecek ve bu haber verilen hususların bir bir gerçekleştiğini bilecek ve gözleriyle göreceklerdir. Bu konuda Peygamber’in vazifesi sadece tebliğdir. O, kimse üzerine vekil değildir. Onun kimseyi Allah’ın azabına karşı koruma görevi yoktur. Kendisine böyle bir yetki verilmemiştir. Dolayısıyla azap geldiği takdirde onun bu hususta bir sorumluluğu bulunmamaktadır.
Şimdi de mü’minleri, Allah’ın âyetlerini yalanlayıp bunlar hakkında uygun olmayan sözler söyleyen kâfirlerin üzerine inmekte olan ilâhî gazap ve kahır tecellilerinden korumak üzere şu sarsıcı ikazlar geliyor:
Muhtasar Tefsir
Kavmin bu Kur`an`ı yalanladı. O Allah katından gönderildiğinde hiçbir şüphe bulunmayan hak olandır. -Ey Resul!- Onlara de ki: Ben sizin üzerinizde bir vekil (gözcü) değilim. Ben ancak size gelecek şiddetli bir azaptan önce uyarıcıyım.