Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
Kalem Sûresi Tefsiri

Kalem Sûresi 7. Âyet Tefsiri

Tüm meallerle oku Sûre içinde oku
اِنَّ رَبَّكَ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنْ ضَلَّ عَنْ سَب۪يلِه۪ۖ وَهُوَ اَعْلَمُ بِالْمُهْتَد۪ينَ ٧

İnne rabbeke huve a’lemu bimen dalle ‘an sebîlihi ve huve a’lemu bilmuhtedîne

Meal

Yolundan sapanları Rabbin çok iyi bilir; doğru yolda olanları en iyi bilen de O’dur.

Kur'an Tefsiri

Her ne kadar müşrikler Peygamberimiz (s.a.s.)’e cinlerle münâsebeti olan, onların tesirine girmiş bir “deli” gözüyle baksalar da, bu doğru değildir. O (s.a.s.) deli değil, Allah’ın kendisine lütfettiği risâlet ve nübüvvet nimeti sayesinde, en akıllı ve en faziletli bir insandır. Yaptığı iş de, işlerin en güzelidir. Bu sebepledir ki, onun dünyada ve âhirette mükâfatı hiçbir zaman kesilmeyecek; dünyada dâimâ Allah’ın yardımına ve lütfuna nâil olacak, âhirette de an be an güzelliği artan ebedî nimetlere erişecektir. Onun deli değil, seçkin bir peygamber olduğunun en büyük delili, sahip olduğu yüce ahlâkıdır. Çünkü Allah Resûlü (s.a.s.)’den dâimâ ahlâkın en güzeli ve amelin en mükemmeli zuhur etmekteydi. Ahlâkı ve davranışları bu şekilde olan birine delilik isnadında bulunmak doğru değildir. Zira delilerin ahlâkı kötü olur. Peygamber (s.a.s.)’in ahlâkı ise, son derece mükemmel bir seviyede olduğu için Allah onu “büyüklük” ile vasıflandırmıştır.

Hakîm b. Efleh naklediyor: Allah Resûlü (s.a.s.)’in ahlâkını mü’minlerin annesi Hz. Aişe’ye sordum. Bana “Sen hiç Kur’ân okumuyor musun?” dedi. “Okuyorum” deyince, “İşte, Peygamber (s.a.s.)’in ahlâkı Kur’an’dı” diye cevap verdi. (Müslim, Müsafirîn 139)

Kur’an’ın Resûl-i Ekrem (s.a.s.)’in ahlâkı olması iki şekilde izah edilebilir:

Birincisi; Kur’ân’da anlatılan bütün ahlâkı değerlerin hepsi onda vardı. O, Kur’an’ın sakındırdığı eksikliklerin hepsinden korunurdu. “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!” (Hûd 11/112) emrinin tam mânasıyla doğruluk mihengi idi. Dolayısıyla onu anlamak, ancak Kur’ân’ı bütünüyle anlamaya bağlıdır. Kur’an’ı anlamak da ancak Resûlullah (s.a.s.)’in örnek hayatını ve ahlâkî yüceliğini en ince noktalarına kadar inceleyip anlamaya bağlıdır.

İkincisi; onun ahlâkı Kur’an’ın ifadesiyle öyle büyük bir ahlâk idi ki, onu başka bir tarif ile anlatmak mümkün değildir.

Gerçek böyle olduğuna göre, yakında kimin deli kimin akıllı olduğu ortaya çıkacaktır. Nitekim müşrikler, kısa bir süre sonra Bedir’de müslümanlardan beklemedikleri darbeyi yiyince cin çarpmışa dönmüşler ve neye uğradıklarını şaşırmışlardır. Kıyâmet gününde ise hak ve bâtıl açık bir şekilde belli olacak, herkes kimin ne olduğunu âşikâr bir şekilde görecektir. Bunların hiçbiri şart da değildir. Çünkü Allah Teâlâ, kimin kendi yolundan saptığını, kimin o yolda yürüdüğünü çok iyi bilmektedir. Onun bilgisinde en küçük bir hata veya yanılma payı yoktur.

Eğer kimin doğru yoldan saptığını öğrenmek istiyorsanız şu âyetlere kulak verin:

Muhtasar Tefsir

-Ey Rasul!- Şüphesiz Rabbin; yolundan sapanları da, o yolu bulmuş olanları da çok iyi biliyor. Ayrıca onların yoldan sapmış kimselerden olduğunu ve senin de onun doğru yolu üzerine olduğunu da çok iyi biliyor.

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma