Yubassarûnehumc yeveddu-lmucrimu lev yeftedî min ‘ażâbi yevmi-iżin bibenîhi
Meal
Oysa onlar birbirlerine de gösterilirler. Fakat inkârcı suçlu ister ki, mümkün olsa da o günün azabından kurtulmak için fidye olarak verse oğullarını!
Kur'an Tefsiri
Mahşer yerinde akrabalar birbirlerini görecek ve tanıyacaklar. Fakat herkes kendi derdinde olacak. Bu sebeple hiçbirinin diğerinin halini sormaya mecâli olmayacak. Âyet-i kerîmede şöyle buyrulur:
“Çarpınca kulakları sağır eden o şiddetli çığlık geldiği zaman! O gün insan kaçar kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından! O gün onlardan her birinin başından aşkın bir işi, kendine yetecek bir derdi ve belâsı vardır.” (Abese 80/33-36)
Bunun da ötesinde, kıyametin dehşetini ve cehennem azabının şiddetini yakından görüp oraya atılacağını anlayan inkârcı suçlu, evlatlarını, hanımını, kardeşini, içinde yetiştiği ve başı sıkıştığı zaman kendisini kucaklayan, koruyup barındıran aşiretini, kabilesini, kavmini, hemşerilerini yani dünyada en sevdiği insanları bile fidye verip kendini kurtarmak ister.
Fakat ne çare ki bu temennisi boşa çıkacak ve kendini cehennemden kurtaramayacaktır:Muhtasar Tefsir
Her insan yakınlarını görür, ona gizli kalmazlar. Bununla beraber hiç kimse o durumun dehşeti sebebiyle kimseyi soruşturmaz. Cehennemi hak eden kimseler ise, kendileri yerine azap görmeleri için çocuklarını sunmayı arzular.