Vekâtilûhum hattâ lâ tekûne fitnetun veyekûne-ddînu kulluhu liAllâhic fe-ini-ntehev fe-innaAllâhe bimâ ya’melûne basîrun
Meal
O halde hiçbir fitne kalmayıncaya ve bütün hâkimiyet sadece Allah’ın oluncaya kadar o kâfirlerle savaşın. Şayet küfür ve isyandan vazgeçerlerse, şüphesiz Allah, onların yaptıklarını görmektedir.
Kur'an Tefsiri
Kur’ân-ı Kerîm, savaşın en önemli bir sebebi olarak fitneyi zikreder. Fitne; küfür, şirk, nifak, fısk, zulüm ve bunları doğuran, ayrıca bunların sebep olduğu ortam, kargaşa, anarşi ve kaos demektir. Cenâb-ı Hak ise daima umumi sulhü, adâleti, emniyeti, imanı ve kendine teslimiyeti ister. Bu sebeple fitne kalmayıp din bütünüyle Allah’ın oluncaya kadar savaşmak, müslümanların en mukaddes ve hayatî vazifeleridir. Bu vazife, kesintisiz kıyamete kadar sürecektir. Çünkü dünya durdukça iman ve küfür olacak ve bunların taraftarları arasındaki mücâdele devam edecektir. Bu savaşın hedefi, Hak dini galip kılmak; hâkimiyetin sadece Allah’ın olmasını sağlamak; Allah’ın kullarını başkalarının mahkûmu yapan bâtıl dinleri yıkmak ve insanların fitne ve eziyetle Allah’tan başkasına boyun eğmeye zorlanmasına mani olmaktır. Bu hususta müslümanların sahibi, yardımcısı ve destekçisi şüphesiz ki Allah Teâlâ’dır. (bk. Bakara 2/193)
Peki, kâfirlerle yapılan savaşlarda elde edilen ganimetlerin taksimi nasıl yapılacaktır:
Muhtasar Tefsir
Ey Müminler! Kâfir olan düşmanlarınızla hiçbir şirk ve Müslümanları Allah`ın dininden engelleme faaliyetleri kalmayıncaya ve yalnızca ibadet, hiçbir ortağı olmayan Allah`a yapılıncaya kadar onlarla savaşın. Eğer kâfirler üzerinde bulunmuş oldukları şirk ve Allah`ın yoluna engel olmaktan vazgeçerlerse onları bırakın. Şüphesiz Allah, onların yaptıklarını en iyi görendir. Hiçbir şey O`na gizli kalmaz.