Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
Enfâl Sûresi Tefsiri

Enfâl Sûresi 44. Âyet Tefsiri

Tüm meallerle oku Sûre içinde oku
وَاِذْ يُر۪يكُمُوهُمْ اِذِ الْتَقَيْتُمْ ف۪ٓي اَعْيُنِكُمْ قَل۪يلًا وَيُقَلِّلُكُمْ ف۪ٓي اَعْيُنِهِمْ لِيَقْضِيَ اللّٰهُ اَمْرًا كَانَ مَفْعُولًاۜ وَاِلَى اللّٰهِ تُرْجَعُ الْاُمُورُ۟ ٤٤

Ve-iż yurîkumûhum iżi-ltekaytum fî a’yunikum kalîlen veyukallilukum fî a’yunihim liyekdiyaAllâhu emran kâne mef’ûlâenk ve-ilaAllâhi turce’u-l-umûru

Meal

Düşmanla karşılaştığınız zaman da onları sizin gözünüze az gösteriyor, sizi de onların gözüne az gösteriyordu; ta ki Allah, olmasını istediği şeyi gerçekleştirsin! Zâten sonunda bütün işler Allah’a dönecektir.

Kur'an Tefsiri

Yüce Rabbimiz, Peygamber Efendimiz’e savaştan önce bir rüya gösterdi. O rüyada Habibi’nin gözüne düşmanları olduklarından çok daha az olarak gösterdi. Efendimiz de bunu ashâb-ı kirâma haber verip onları savaşa cesaretlendirdi. Fakat bu bir aldanma ve aldatma değildi; büyük bir hikmete binaendi. Eğer Allah Teâlâ, onları oldukları gibi çok gösterseydi, müslümanlar mutlaka korkup çekinecek, yılgınlık gösterecek, savaşıp savaşmama konusunda aralarında anlaşmazlığa düşecek ve bir türlü anlaşamayacaklardı. Fakat Cenâb-ı Hak, düşmanın zahiri kuvvetinden ziyade iç yüzlerindeki zaafiyeti göstermek suretiyle onları sükûnet ve selâmete erdirdi.

Bu mûcizenin uzantısı savaş esnâsında da devam etti. Fakat bu kez iki yönlü bir az gösterme vuku buldu. Cenâb-ı Hak, korkmasınlar, gözleri yılmasın, moralleri bozulmasın diye müslümanların gözüne kâfirleri az gösteriyordu. Hatta İbn Mesud (r.a.) yanındakine: “Düşmanlar yetmiş kişi varlar mı?” diye sorunca o kişi “yüz kişi kadar varlar” demişti. (Taberî, Câmi‘u’l-beyân, X, 19)

Kâfir cephesine gelince Rabbimiz onlar için iki türlü bir plan tatbik etti. Savaşa başlamadan önce, müslümanları ciddiye almasınlar, gurur ve saygısızlık içinde düzensiz bir halde savaşa girsinler diye müslümanları onların gözüne az gösterdi. Öyle ki Ebu Cehil, “Muhammed ve ashâbı, bir deve yiyimi, bir lokmacık” demişti. Savaşa başladıktan sonra ise gözlerinde mü’minleri birden bire büyütüp çoğaltıverdi. Âyetin beyânıyla: “O kâfirler, karşılarındaki mü’minleri baş gözleriyle kendilerinin iki katı görüyorlardı..” (Âl-i İmran 3/13) Yani 313 kişi olan müslümanları tam 2000 kişi olarak görüyor, kalplerini korku sarıyor ve ödleri kopuyordu. Bu da yine Allah Teâlâ’nın müslümanların lehine takdir buyurduğu zaferin gerçekleşmesi için tatbik ettiği hususi bir tecelli idi.

Şimdi de Yüce Rabbimiz, müslümanların savaşta başarılı olmaları için mutlaka tutmaları gereken çok önemli kaideleri öğretmektedir:

Muhtasar Tefsir

-Ey Müminler!- Hatırlayın ki Allah, müşrikler ile karşılaştığınızda size onları az gösteriyor, sizi savaşmak üzere düşmana doğru cesaretle atılmaya sevk ediyor ve sizin ile savaşa yanaşmaları için onların gözlerinde sizleri az gösteriyordu. Onlar, Allah`ın müşrikler hakkında takdir ettiği öldürülme ve esir edilme hükmünün yerine gelmesi, düşmana karşı yardım ve zafer nimeti ile Müminlerin nimetlendirilmesi için savaştan geri dönmeyi düşünmediler. İşler sadece tek olan Allah`a döndürülür. O, kötülük yapanın yaptığı kötülüğünün karşılığını verecektir. İyilik sahiplerini de iyilikleri sebebi ile mükâfatlandıracaktır.

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma