Fe-immâ teśkafennehum fî-lharbi feşerrid bihim men ḣalfehum le’allehum yeżżekkerûne
Meal
Eğer onları savaşta kıstırıp ele geçirecek olursan, onları öyle bir cezalandır ki, arkadan gelip aynı şekilde davranacak diğer düşmanlara ibret olsun; belki akıllarını başlarına alırlar da bir daha böyle yanlışlık yapmazlar.
Kur'an Tefsiri
Resûl-i Ekrem (s.a.s.), Benî Kurayza yahudileri ile bir sözleşme yapmıştı. Buna göre müslümanların aleyhinde bir davranışta bulunmayacak, hiç kimseye yardım etmeyecek ve destek vermeyeceklerdi. Böyle iken Bedir savaşında müşriklere silah yardımında bulundular; sonradan da unuttuklarını, hata ettiklerini söylediler. Sonra yeniden bir sözleşme daha yapıldı, onu da Hendek Savaşı’nda bozdular. Reisleri olan Kâ‘b b. Eşref, Mekke’ye gitti, orada müşriklerle bir ittifak antlaşması yaptı. İşte bu âyetler bu ve benzeri hadiseler üzerine nâzil olmuştur. (bk. Taberî, Câmi‘u’l-beyân, X, 33-34; Kurtubî, el-Câmi‘, VIII, 30)
Bunlar gibi imana gelmez, anlaşma tanımaz, Allah’tan korkmaz grupları, savaş durumu olup da ele geçirince, öyle cezalandırmak, öyle dağıtıp perişan etmek gerekir ki, arkalarında bunlar gibi anlaşmalarını bozacak olanlara ibret olsun, akıllarını başlarına alsınlar da böyle tehlikeli bir davranıştan vazgeçsinler. İbret alsınlar da, başkalarına ibret olmasınlar.
Anlaşmalarda dikkat edilecek bir başka husus da şudur:
Muhtasar Tefsir
-Ey Peygamber!- Ahitlerini bozan böyle kimselerle savaşta karşılaşırsan onları en şiddetli şekilde cezalandır ki, bunu diğerleri de işitsin. Olur ki onların bu durumundan ibret alırlar da sana karşı savaşmaktan korkarlar ve bu durum senin düşmanlarına karşı da bir gösteriş ve üstünlük olur.