سُورَةُ عبس
Abese Sûresi
Tefsiri
- 1 Yüzünü ekşitti ve sırtını döndü,
- 2 Yanına o âmâ geldi diye.
- 3 Nereden biliyorsun, belki o senden öğrenecekleriyle temizlenip arınacaktı?
- 4 Yahut düşünüp öğüt alacaktı da, bu öğüt ona fayda verecekti?
- 5 Fakat kendisini ihtiyaçsız görüp seni dinlemeye tenezzül etmeyene gelince,
- 6 Belki müslüman olur diye sen ona yöneliyorsun.
- 7 Halbuki onun İslâm’a girip arınmamasından dolayı sana bir sorumluluk yoktur.
- 8 Öte yandan, sana büyük bir istekle koşarak gelen,
- 9 Üstelik Allah’a karşı saygı ve korkuyla dopdolu olarak gelmişken,
- 10 Sen ona gereken alakayı göstermiyorsun!
- 11 Bir daha böyle yapma! Çünkü bu Kur’an âyetleri bir hatırlatma ve bir öğüttür.
- 12 Dileyen ondan öğüt ve ders alır.
- 13 Kur’an çok şerefli sahîfelerde kayıtlıdır;
- 14 Allah katındaki değeri yüce ve tertemiz sahifelerde.
- 15 Kâtiplerin elleriyle yazılmıştır, taşınmıştır;
- 16 Allah’a karşı saygıyla dolu, itaatkâr, çok değerli, iyilik timsâli katiplerin!
- 17 Kahrolası insan; ne kadar da nankördür o!
- 18 Bir düşünse, Allah onu hangi şeyden yarattı?
- 19 Bir damlacık sudan! Yarattı da onu en güzel biçimine koydu.
- 20 Sonra ona anasından doğma, dünyada yaşama, hayır ve şerden birini seçme yolunu kolaylaştırdı.
- 21 Sonunda onu öldürüp kabre koyacak.
- 22 Sonra dilediği zaman onu tekrar diriltecek.
- 23 Ne var ki o inkârcı insan, Allah’ın kendisine emrettiklerini tam olarak yerine getirmez!
- 24 İnsan, yediği yiyecekleri Allah’ın nasıl yaratmakta olduğunu bir düşünsün!
- 25 Biz yağmuru şarıl şarıl akıtıyoruz.
- 26 Sonra toprağı uygun şekilde yarıyoruz.
- 27 Böylece orada yetiştiriyoruz ekinler, dâneler,
- 28 Üzüm bağları, sebzeler ve yoncalar,
- 29 Zeytinlikler ve hurmalıklar,
- 30 İri iri, sık ağaçlı bahçeler,
- 31 Çeşit çeşit meyveler ve çayırlar.
- 32 Bütün bunları sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için yapıyoruz.
- 33 Çarpınca kulakları sağır eden o şiddetli çığlık geldiği zaman!
- 34 O gün insan kaçar kardeşinden,
- 35 Annesinden, babasından,
- 36 Karısından ve oğullarından!
- 37 O gün onlardan her birinin başından aşkın bir işi, kendine yetecek bir derdi ve belâsı vardır.
- 38 Yüzler vardır o gün pırıl pırıldır.
- 39 Güleçtir, sevinçlidir.
- 40 Kimi yüzler de o gün toza toprağa bulanmıştır.
- 41 Onları karanlık bürümüştür.
- 42 Onlar Allah’ın sınırlarını aşıp günaha dadanmış kâfirlerdir.