Vemimmen havlekum mine-l-a’râbi munâfikûnes vemin ehli-lmedînetis meradû ‘alâ-nnifâki lâ ta’lemuhums nahnu na’lemuhumc senu’ażżibuhum merrateyni śümme yuraddûne ilâ ‘ażâbin ‘azîmin
Meal
Çevrenizdeki bedevîler arasında münafıklar var. Medine ahâlisi içinde de nifakta uzmanlaşmış öyle münafıklar var ki, biz bildirmediğimiz takdirde sen onları bilemezsin. Onların tamamını ve ne derece münafık olduklarını ancak biz biliriz. Onları çifte cezaya çarptıracağız. Sonra da çok daha büyük bir azaba itileceklerdir.
Kur'an Tefsiri
Medine çevresinde yaşayan bedevîler içinde münafıklar olduğu gibi, Medine’nin içinde yaşayanlar arasında da münafıklıkta ustalaşmış, mahâret kazanmış kimseler vardı. Bunlar munâfıklıkta o kadar ileri gitmişlerdi ki, sırlarını gizlemeyi, töhmet altında kalma tehlikesi olan hususlardan uzak durmayı, gerektiğinde yağ gibi suyun üstüne çıkmayı başarabiliyorlar, hatta kendilerini Peygamberimiz’in o yüksek sezgi ve dirayetinden bile gizleyebiliyorlardı. Fakat onların durumlarını Allah Teâlâ çok iyi biliyor ve Efendimiz’e haber veriyordu. Bunlar iki azaba yani dünya ve kabir azaplarına uğratılacaklar, sonunda da en büyük azap olan cehennem azabına düçar kalacaklardır.
Tebük seferinden geri kalan bir başka grup da şunlardır:
Muhtasar Tefsir
Medine`ye yakın çölde yaşayan bedevilerden münafık olanlar vardır. Medine ehlinden de nifakta direnen ve devam eden kimseler vardır. -Ey Peygamber!- Sen onları bilmezsin. Allah onları çok bilir. Allah, onlara iki kere azap edecektir. Onların nifakını, (insanları) öldürmelerini ve esir almalarını ortaya çıkarıp bir defa dünyada ve bir defa da kabir azabıyla ahirette azap edecektir. Sonra da kıyamet günü cehennemin en altında büyük bir azaba uğratılacaklardır.