İnnaAllâhe lehu mulku-ssemâvâti vel-ardis yuhyî veyumîtuc vemâ lekum min dûniAllâhi min veliyyin velâ nasîrin
Meal
Hiç şüphesiz göklerin ve yerin mutlak mülkiyeti ve hâkimiyeti Allah’ındır. O, diriltir ve öldürür. Sizin Allah’tan başka ne bir dostunuz ne de bir yardımcınız vardır.
Kur'an Tefsiri
Allah, sakınacakları hususlarda yeterli tebligat yapılmadığı takdirde insanları sorumlu tutmayacaktır. Bununla birlikte ilâhî talimatlar bildirildikten sonra masiyetlerin işlenmesi, doğruluk ve hidâyetin terk edilmesine, böylece sapıklık ve helâke sebep teşkil edecektir. Dolayısıyla kul, dâima Allah’a sığınmalı, doğruluk üzere sebât ve istikrârı, ilâhî emir ve yasaklar çerçevesinde yaşayabilmeyi O’ndan istemelidir. Çünkü bütün hükümranlık O’nun elindedir. Murad ettiği her şeyi yapabilme kudreti yalnız O’na aittir. İstediğini affetme, dilediğine azap etme yetkisi de sadece O’nun elindedir. Bu sebepledir ki, Tebük seferi münâsebetiyle yaşanan bir takım girift olaylar sebebiyle ortaya çıkan durumlarda hem Peygamberimiz (s.a.s.)’e, hem de beraberindeki mü’minlere merhametle muamele etmiş ve onların tevbelerini kabul buyurmuştur:
Muhtasar Tefsir
Şüphesiz göklerin ve yerin mülkü Allah`ındır. Bu ikisinde O`nun hiç bir ortağı yoktur. Göklerde ve yerde olan (gizli ve açık) hiçbir şey O`na gizli kalmaz. Yaşatmak istediğini yaşatır ve öldürmek istediğini de öldürür. -Ey insanlar!- Sizin işlerinizi Allah`tan başka üstlenen yoktur. Sizden kötülüğü savacak ve düşmanlarınıza karşı size yardım edecek Allah`tan başka bir yardımcınız da yoktur.