Lekadi-bteġavû-lfitnete min kablu vekallebû leke-l-umûra hattâ câe-lhakku vezahera emruAllâhi vehum kârihûne
Meal
Gerçekten bunlar daha önce de fitne çıkarmayı çok istemişler ve Rasûlüm, nice planlar içine girip senin aleyhinde türlü türlü entrikalar çevirmişlerdi. Ama sonunda, onlar hiçbir zaman hoşlanmasalar da, hakikat ortaya çıktı ve Allah’ın emri üstün geldi.
Kur'an Tefsiri
Münafıkların fitne çıkarma arzuları sadece Tebük seferiyle sınırlı değildi. Daha önce de fitne çıkarmışlar; meselâ Abdullah b. Übeyy Uhud’da 300 arkadaşıyla beraber müslüman ordusunu terk etmişti. Hendek savaşının en kritik anında: “Ey Medine halkı! Siz burada düşmana karşı koyamazsınız, mevzilerinizi bırakıp derhal geri dönün!” (Ahzâb 33/13) demişlerdi. Birkaç kez Peygamber Efendimiz’i öldürmeye teşebbüs etmişlerdi. Bununla birlikte İslâm davasını ortadan kaldırmak için çok çalıştılar, çeşitli görüşler ortaya attılar ve nice hile ve tuzaklar kurdular. Fakat ne yaptılarsa da hakikatin ortaya çıkıp, bütün entrikalarının deşifre edilerek Allah’ın emrinin, muradının ve dininin galip gelmesini engelleyemediler.
Onlardan sefere katılmamak için daha ilginç bahaneler ileri sürenler de oldu:
Muhtasar Tefsir
-Ey Peygamber!- Münafıklar, Tebuk gazvesinden önce de Müminlerin kelimesini (saflarını) bölerek bozgunculuk yapmak için çabalamış, hileler yaparak sana karşı bir takım işler çevirmeye kalkmışlardı. Olur ki onların hileleri senin cihada çıkmak hususunda azmini kırabilir. Ancak Yüce Allah`ın sana olan yardımı ve desteği gelmiştir. Onlar (münafıklar) hoşlanmasalar da Yüce Allah; dinini yüceltir ve düşmanlarını mağlup eder. Onların hoşlanmamalarının sebebi; hakka karşı batılın galip gelmesini istemelerinden dolayıdır.