Veminhum men yekûlu-/żen lî velâ teftinnîc elâ fî-lfitneti sekatûk ve-inne cehenneme lemuhîtatun bilkâfirîne
Meal
Onlardan: “Savaşa gitmemek için bana izin ver de başımı belâya sokma!” diyenler var. Oysa onlar zâten fitnenin tam içine düşmüş durumdadırlar. Şüphesiz ki cehennem kâfirleri çepeçevre kuşatacaktır.
Kur'an Tefsiri
Resûlullah (s.a.s.), Tebük seferi için hazırlıklarını sürdürürken Selime oğullarından Cedd b. Kays’a: “Ey Ebu Vehb, sarı ırkın çocuklarından köle ve hizmetkârların olsun istemez misin?” buyurdu. O da: “Ey Allah’ın Rasûlü, kavmim iyi bilir ki ben kadınlara düşkün bir adamım. Korkarım ki Asfar oğulları kızlarını görünce onlara sabredemem. Beni onlarla fitneye düşürme. Savaşa katılmamam için bana izin ver. Ben de sana malımla yardım edeyim” dedi. Resûlullah (s.a.s.) de ondan yüzünü çevirerek “Sana izin verdim” buyurdu. İşte bu hâdise üzerine bu âyet-i kerîme nâzil oldu. (Taberî, Câmi‘u’l-beyân, X.191-192)
Şimdi demünafıklarım müslümanlara karşı içlerinde besledikleri düşmanlıktan bir kesit sunuluyor:
Muhtasar Tefsir
Münafıklar asılsız özürler ile senden özür dileyip şöyle derler: "-Ey Allah`ın resulü!- Bana cihattan geri kalmam için izin ver, seninle cihada çıkmak yükünü yükleme ki, düşman olan -Rumların- kadınlarının fitnesi sebebiyle bana bir günah isabet etmesin." Hayır! Onlar iddia ettiklerinden daha büyük bir fitneye düşmüşlerdir. İşte o fitne nifaktır ve savaştan geri kalmaktır. Muhakkak ki cehennem, kıyamet günü kâfirleri kuşatacaktır. Ondan hiç kimse kurtulamayacak ve hiç kimse ondan bir kaçış bulamayacaktır.