Lekâlû innemâ sukkirat ebsârunâ bel nahnu kavmun meshûrûne
Meal
Hiç şüphesiz: “Gâliba gözümüz bağlandı; daha doğrusu biz büyülendik” derler.
Kur'an Tefsiri
Burada kâfirlerin inanmamak için ileri sürdükleri mûcize talep etmek, meleklerin getirilmesini istemek gibi tüm mazeretler çürütülür. Zira onların derdi, peygamberliğin doğruluğuna delil bulmak değil, aksine inanmamak için sudan bahaneler uydurmaktır. Peygamberin doğruluğuna delil istediklerinde üzerlerine gökyüzünden bir kapı açılsa, oradan kuds ve melekiyet âlemine çıksalar ve gerçeği gözleriyle apaçık görseler, öyle bir inkârcı ve inatçı karaktere sahiptirler ki, gördükleri bu gerçeklerin gerçek değil de hayali şeyler olduğunu ve birileri tarafından yanıltıldıklarını iddia ederler. Ayette geçen فَظَلُّوا (fezallû) fiili, göğe yükselme işinin gündüz gerçekleştiğine delalet eder. Yani her şeyin açıkça görüldüğü ve görmede hiçbir tereddüdün olmadığı gündüzün çıksalar ve görseler yine inatlarından vazgeçmezler. Hiçbir şey görmediklerini söylerler, gördüklerini de inkâr ederler. (İbn Âşûr, et-Tahrîr ve’t-tenvîr, XIV, 26) Hatta, “daha doğrusu biz büyülendik herhalde, gördüklerimiz sihre uğramış birinin hayallerinden öte bir şey değil” derler.
Bu tablolar, gerçeği kabule engel olan kibri ve pervasız bir inadı canlandırıp, bunun olanca açıklığı ile ortaya çıkmasını sağlar. Böyle insanların inanması ve doğru yolu bulması çok zordur. Bunlarla tartışmanın da hiçbir faydası yoktur. Çünkü bunların inanmamaları, iman etmek için yeterli delil bulamamalarından değil, gerçek karşısında kibirli ve inatçı bir tutum sergilemelerinden ötürüdür. Dolayısıyla burada anlatılan kibirli, gerçeklere kapalı ve onları görmek istemeyen insanın temsilidir. Bu karakter yapısı, belli bir bölgeye ve belli bir zaman dilimine mahsus değildir. Aksine bu, fıtratı bozulan, basîreti kapanan, içindeki anlayı güçleri devre dışı kalan, çevresindeki muazzam ve muhteşem kâinatla ve onda sergilenen ilâhî kudret akışı ve azamet tecellileriyle alakasını koparmış her insanın misâlidir. Oysa insan, Allah’ın birliğini ve sonsuz kudretini göstermek üzere gözünün önüne dikilmiş olan şu muazzam delil ve işaretlere insafla bakıp bunları ibretle seyredecek olsa, hiç zaman kaybetmeden o ölümsüz gerçekle buluşacaktır:
Muhtasar Tefsir
Doğruyu söylemezler de şöyle derler: "Kuşkusuz gözlerimiz doğruyu görmekten alıkonuldu, belki de bizler büyülendik ve görmekte olduğumuz şey bir sihirdir. Biz büyülendik."