Ve kâlû yâ eyyuhâ-lleżî nuzzile ‘aleyhi-żżikru inneke lemecnûnun
Meal
Kâfirler alay ederek şöyle dediler: “Ey kendisine sözde Kur’an indirilen adam! Sen elbette delinin birisin.”
Kur'an Tefsiri
Müşrikler, Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’le alay etmek üzere, “Ey kendisine sözde Kur’an indirilen adam!” diye hitap ediyorlardı. Yoksa ona vahiy geldiğine inanmıyorlardı. Onu delilikle suçlamaları ve ondan görebilecekleri bir şekilde melekleri getirmesini istemeleri de bunu açıkça göstermektedir. Bu talepleri dile getirirken onların niyetleri inanmak değil, Peygamber (a.s.)’ı zor durumda bırakmaktı. Ancak Peygamber’den meleklerin getirilmesi gibi hârikulâde şeyleri istemenin bedeli ağırdır. Melekler rastgele inmezler. İndikleri zaman Allah’ın emriyle iner, getireceklerini getirir ve yapacaklarını yaparlar. Bu tür kâfirler üzerine azap melekleri iner; onları ya fert fert öldürür veya toplu olarak helak ederler. Helak olacak o kişilere de artık bir an mühlet tanınmaz, göz açtırılmaz, anında işleri bitirilir. Dolayısıyla bu âyetler, peygamberleri ve onların davetlerini oyun ve eğlence vasıtası yapanlara çok büyük tehditler ihtiva etmektedir.
Kur’ân-ı Kerîm’in inişi ve korunmasına gelince:
Muhtasar Tefsir
Mekke ahalisi kâfirler, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-`e şöyle dediler: "Ey kendisine kitap indirildiğini iddia eden! Şüphesiz sen bu iddialarla bir delisin, bu şekilde delilerin yaptığını yapıyorsun."