Yâ uḣte hârûne mâ kâne ebûki-mrae sev-in vemâ kânet ummuki beġiyyân
Meal
“Ey Hârûn’un kız kardeşi! Senin baban kötü bir adam değildi; annen de iffetsiz bir kadın değildi!”
Kur'an Tefsiri
Hz. Meryem çocuğunu doğurunca onu kucağına alıp akrabalarının yanına getirdi. Tahmin ettiği gibi onlar, bu durum karşısında fenâ halde şaşırdılar. Bunun daha önce hiç görülmemiş, çok çirkin, çok tuhaf bir şey olduğunu söylediler. O toplumda iyilik ve iffetle maruf Hz. Hârûn’un neslinden gelen, ana ve babası iffetli kişiler olan Meryem’in böyle bir iş yapmasını son derece yadırgadılar; tariz yoluyla onu zinayla itham edip ayıpladılar. Hz. Meryem, daha önce almış olduğu ilâhî talimat gereğince, hiç heyecanlanmadan ve bozuntuya vermeden konuşması için eliyle bebeğe işarette bulundu. Oradakiler, Meryem’in susup, kendilerini beşikteki bebekle konuşmaya, ona sormaya ve gerçeği ondan öğrenmeye yönlendirdiğini anlayınca, böyle bir şeyin imkânsız olduğunu dile getirdiler. Fakat Allah için imkânsız bir şey yoktu, O istediğini yapmaya kadirdi. Derken bebek konuşmaya başladı:
Muhtasar Tefsir
"Ey ibadet etmede Harun`a benzeyen kadın! Senin baban da annen de zinakâr biri değildi. Sen salihliği ile bilinen temiz bir ailedensin. Nasıl olur da babası olmayan bir çocukla gelirsin?"