Śumme lenahnu a’lemu billeżîne hum evlâ bihâ siliyyân
Meal
Çünkü biz, içlerinde hangilerinin cehennemi daha önce ve hangi azap şiddetine göre boylamaya müstahak olduklarını elbette çok iyi biliriz.
Kur'an Tefsiri
Cenâb-ı Hak, âhirette herkesi diriltecek ve mahşer yerinde toplayacaktır. Bunlar içinde kâfirler ve dünyada onları Allah’ın yolundan saptıran şeytanlar da elbette olacaktır. Dolayısıyla buradaki “şeytanlar”dan maksat; hem cin şeytanları, hem de bir gün Allah’ın huzuruna çıkıp dünyada yaptıklarından hesaba çekilecekleri bir âhiret günü olmadığını, hayatın sadece bu dünya hayatından ibaret olduğunu iddia ederek insanları aldatıp saptıran inkârcı kimselerdir. Özellikle şeytanlaşmış önderlerdir. Çünkü insanları saptırmada onların etkisi daha fazladır. İşte Allah, bunların hepsini cehennemin etrafında diz üstü çökmüş halde toplayacak, hesaplarını görüp cezalarını verecektir. Ancak cezalandırırken hepsine aynı muameleyi yapmayacak; öncelikle kendisine karşı günah, isyan ve azgınlıkta en şiddetli olanları, ileri gidenleri, hatta kötülüklere öncülük edenleri kalabalık arasından söküp ayıracak ve cehenneme ilk olarak onları atacaktır. Yani en azgınlarını en büyük azaba çarptıracak, sonra derece itibariyle onlardan sonra gelenlere geçecektir. Çünkü hem kendisi sapıklık içinde olup, hem de başkalarını sapıklığa sevk edenlerin azabının, sadece kendisi sapık olan kimsenin azabından daha şiddetli olacağı âşikârdır. Nitekim âyet-i kerîmede şöyle buyrulur:
“Kendileri küfür içinde yüzdükleri gibi, başkalarını da Allah’ın yolundan alıkoyanlara, bu şekilde toplumu ifsat edip bozgunculuğa sürükledikleri için azap üstüne azap edeceğiz.” (Nahl 16/88)
Rabbimiz böyle yapacaktır; çünkü O, kimin hangi günahı işlediğini, bunun cezasının ne olacağını, kimin cehennemin neresini boylayacağını çok iyi bilmektedir. O’nun ilminden hiçbir şeyin gizli kalması düşünülemez.
Dolayısıyla mü’minler de bu ilâhî ikazlardan sarsılmalı, iman ve amellerine güvenerek işi gevşek tutmamalı, son nefesi imanla verip sıratı geçinceye kadar kendini güvende hissetmemelidir. Bu gerçeği hatırlatmak üzere buyruluyor ki:
Muhtasar Tefsir
Sonra biz cehenneme girmeye, sıcağına ve sıkıntılarına dayanmaya daha layık olan kimseleri bilmekteyiz.