Veneriśuhu mâ yekûlu veye/tînâ ferdân
Meal
O sözünü ettiği mal ve evlatlarına biz vâris olacağız, nesi var nesi yok hepsi bize kalacak ve o huzurumuza tek başına gelecektir.
Kur'an Tefsiri
Burada âhirete inanmayan kâfirlerin psikolojik yapılarını ortaya koyan canlı bir tablo dikkatlere sunulur. Âyetlerin iniş sebebi hakkında rivayet edilen şu hâdise de bu tabloyu daha net hâle getirir:
Fakir müslümanlardan olan Habbab b. Eret (r.a.) Mekke’de demircilik yapıyordu. Kendisine yaptığı bir işten dolayı müşriklerin ileri gelenlerinden Âs b. Vâil’de alacağı vardı. Habbâb alacağını isteyince Âs, Hz. Muhammed’i inkâr etmedikçe ona olan borcunu ödemeyeceğini söyledi. Habbâb da: “Allah’a yemin ederim ki sen ölüp tekrar dirilinceye kadar onu asla inkâr etmem” dedi. Âs: “Gerçekten ben ölüp tekrar dirilecek miyim?” diye sordu. Habbâb, “Evet” deyince Âs: “Öyleyse benim orada mutlaka malım ve evlâdım olacaktır; sana olan borcumu o zaman öderim!” dedi. (Buhârî, Tefsir 19/3, 4, 6)
O ve onun gibi olan kâfirler, kendilerine dünyada mal ve evlat verilse de bunların bir hayrını göremeyecekler, öldüklerinde hepsini dünyada bırakacaklar ve tek başlarına çırılçıplak Rablerinin huzuruna varacaklardır. Fakat şefaatlarını umup taptıkları putlardan bir fayda göremeyeceklerdir:
Muhtasar Tefsir
Biz onu helak ettikten sonra bıraktığı malının ve evlatlarının mirasçısı olacağız. Kıyamet günü keyif sürdüğü malı ve makamı kendisinden alınmış bir şekilde tek başına bize gelecektir.